Konteyneri Boşaltmak Çözüm Değil, Yeni Mağduriyet!

0
967

6 Şubat depremlerinin bizden neler götürdüğünü anlatmaya kelimeler yetmez. Bu felaketi yaşayanların psikolojisi bir daha asla eskisi gibi olmayacak. Kısacası normal insan değiliz artık.
Yakınlarını, evini, işini kaybedenlerin halini gerçekten anlayamayan bazı bürokratlar, valiyi ve milletvekillerini yanlış bilgilendirerek yeni hatalara sebep oluyor.
Bugün hâlâ 45–50 bin vatandaşımız 21 metrekarelik konteynerlerde yaşam mücadelesi veriyor. 2,5 yıl böyle daracık bir alanda yaşayanların ruhsal durumu nasıl olur?
Yetkililer, 1 Eylül itibariyle konteynerlerin boşaltılması yönünde vatandaşlara talimat verdiler.
Bu yüce millet, 20 yıldır milyonlarca Suriyeli kardeşine Ensar olma şerefini taşırken, depremde birlik beraberliği ile destan yazan bu millet evi barkı yıkılmış kendi vatandaşına mı? sahip çıkmayacak.
“İki evi var, kiraya vermiş, konteynerde kalıyor” söylemiyle ihtiyaç sahiplerini cezalandırmak hangi vicdana sığar? Elbette kötüye kullanan olabilir. Ama bunun çözümü, ince eleyip sık dokuyarak tespit yapmaktır. Evi olanlara bir hafta süre verilir ve konteyner boşaltılır. Gerçekten mağdur olanlar ise korunur.
TOKİ konutlarında ise ayrı bir sorun yaşanıyor. Anahtar teslim edilen evlerin çoğu eksik. Bir A4 kâğıda sığacak kadar eksikle “hazır” denilen konutlar teslim edilmek isteniyor.
Oysa 6 ay önce anahtarı verilen evlerin gerçekten oturulabilir olup olmadığını tespit etmek çok mu zor? Eksiksiz evler sahiplerine teslim edilmeli, insanlar da hemen taşınmaya yönlendirilmelidir.
Adıyaman’da 23 binden fazla yerinde dönüşüm başvurusu var. Ama hâlâ binlerce insan evini teslim alamadı. Buna rağmen konteynerlerin boşaltılması isteniyor. Öte yandan kiralık ev sayısı yetersiz, fiyatlar çok yüksek, ailelerin maddi durumu ise ortada. Böyle bir tabloda vatandaş daha da mağdur edilmemelidir.
Adıyaman’ın derdiyle dertlenen, vatandaşın sorusuna anında çözüm üreten Valimiz ve “bazı” milletvekillerimiz var. Ancak bazı bürokratların yanlış uygulamaları vatandaşları mağdur ediyor. Bu kararların yeniden gözden geçirilmesi şarttır.
Eğer sapla samanı, haklıyla haksızı ayıramayacaksanız, evi olup konteynerde kalanı Vali Bey tespit edecekse, o zaman siz müdürlere ne gerek var?
Unutmayalım: Evi olduğu halde veya TOKİ’den ev çıkmış olduğu halde konteynerde kalmaya devam edenler, gerçekten ihtiyaç sahibi olanı mağdur ediyor. Bu da kul hakkıdır ve haramdır.
Depremzede diyor ki ‘Sesimizi Duyan Yok mu?

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz