Koca: “Hakkımız Zehir Zıkkım Olsun!”

0
270

Adıyaman Yüksek Öğrenim Derneği Başkanı Murat Koca, günümüzle bağlantılı olarak 14 yıl önce yaşadığı bir olayla ilgili açıklamalarda bulundu.

Adıyaman’ın sevilen simalarından kentin sorunlarına duyarlı bir isim olan Mali Müşavir Murat Koca, Adıyaman’ın deprem bölgesi olduğunu öngörerek dernek olarak proje arama-kurtarma projesi hazırladıklarını ancak projenin dönemin vali yardımcısı tarafından engellendiğini ileri sürerek bazı derneklerin hazırladığı projelerin kolayca geçtiğini, o dönemde SODES projelerinin adeta bu derneklere peşkeş çekildiğini söyledi.

Koca, yaşadığı olaylar zincirini şöyle aktardı; “İlimizin deprem bölgesinde bulunduğundan dolayı ilkyardım ve sivil savunma konularında AKUD (Arama Kurtarma) örneğini Adıyaman’a uyarlamak amacıyla, kurumlarla iş birliği içerisinde Adıyaman Valiliğine bir proje önerisinde bulunduk. Hatta projeyi yapmadan önce ilgili kurumlarla başta İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü ile resmi yazışmaları yaparak böyle bir projeye gerek duyulup duyulmadığını tespit ettikten sonra projeyi hazırlamış, proje kapsamında satın alınacak bütün alet, ekipman ve demirbaşı da İl Afet Müdürlüğüne devredeceğimizi beyan etmiş, hatta İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü ile yaptığımız görüşmede Müdürlüğün herhangi bir makine ve teçhizatının olmadığı, aracının bile olmadığı tek aracın da Bayındırlık Müdürlüğünden ödünç alındığı beyan ettiler” dedi.

“SADECE CEMAATİN PROJELERİ KABUL EDİLDİ”

Ancak ilin Vali Yardımcısı ile yaptığımız görüşmede o dönem hazırlanan hiçbir proje kabul edilmemiş, sadece 4 yıl boyunca cemaatin derneğine (SODES projelerinden) 4 trilyona yakın bir destek sağlanmış. Ta ki çıkarlar çatışana kadar. O dönem SODES’ten sorumlu İlin Vali Yardımcısıyla görüştüğümde ise, vali yardımcısı; cemaatin hizmet hareketinin orada öğrenci yetiştirdiğini ve bu konunun eleştiriye bile açık olmadığı uygunsuz bir dille ifade ederek sadece cemaatin projelerine destek vermeye devam etmiştir.

“OLAN YİNE ADIYAMAN’A OLDU”

Nihayet cemaat, siyaset ve rant üçlüsü yıllarca ülkenin her türlü kaynağını iç etmiş, başka hiçbir derneğe ciddi bir destek verilmemiştir. Şimdi 6 Şubat depremini yaşadık ve binlerce canımız acı çekerek can verdi. O dönem bizim projelerimizi reddeden, kendileri de deprem ile ilgili bir tek proje bile yapmayan yetkililer onure edilerek terfi edildi. Gerek siyasette gerekse kamuda ciddi görevlere getirildiler. Bu insanlar hala toplum içerisinde geziyor ve saygı görüyorlar. Bu kadar belediye başkanı iktidar partisinden görev aldı bu kentte, hiçbiri depremle ilgili kayıplardan vicdan azabı duymadığı gibi, görev verilirse çekinmeden yine aynı görevlere talip olurlar eminim. Zira hala belediye başkan aday adayı olabiliyorlar, hala siyasi partilerin il başkan adayı olabiliyorlar, hala milletvekili adayı olabiliyorlar.

“DEPREMDE CANLARIMIZI KAYBETTİK HAFIZALARIMIZI DEĞİL!”

Depremde canlarımızı kaybettik ama hafızalarımız henüz yerinde, üstelik sadece hafızalarımız değil zamanında yapmış olduğumuz resmi yazışmalar bile arşivimizde duruyor. Bu birileri için bir anlam ifade eder mi etmez mi bilemem. Sadece hafızasını yitirmiş olanlara geçmişi biraz hatırlatmak için arşivimi karıştırırken karşıma çıktı yazışmalarım o nedenle paylaşma gereği duydum. Buna benzer örnekler çoktur, belki başka arkadaşlarımız da yaşamıştır benzer olayları bilemiyorum.

“RAHAT UYUYABİLENE HAKKIMIZ ZEHİR ZIKKIM OLSUN”

Tek amacım aynı hataların tekrar edilmemesi için bir hatırlatma ve uyarı benimki. 7,5 şiddetinde bir deprem yaşadık ama bir daha aynı şiddette veya daha yüksek şiddette deprem yaşamayacağımız anlamına gelmez bu. Binlerce canımızı ilk birkaç gün müdahale edemediğimiz için kaybettik, onların vebali var üzerimizde. Bunca ihmale rağmen başını yastığına koyup rahat uyuyabilene hakkımız zehir zıkkım olsun! Konuyu ciddiye alan alır, almayana söyleyecek sözümüz burada değil, yüce divandadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz