77 Gün sonra birbirlerine kavuşan iki güzel insan Adıyaman’ımızın medarı iftiharı sanatçımız merhum Kâhtalı Mıçı ve barış sürecinin mimarlarından Sırrı Süreyya Önder, barışı göremeden bu diyardan göçtüler.
Merhum Kâhtalı Mıçı Sırrı Süreyya Önder’in deyimiyle; “Doksanlı yıllarda, eğer “iki dilde kederlenmek” diye bir şey varsa, Mustafa bu iki dilin de belki tek temsilcisi oldu. Önemli bir şey yaptı: Ne Kürtçeyi Türkçeye çevirdi ne Türkçeyi Kürtçeye. İki dili de anasından emdiği süt gibi hak ve helal bir dille söyledi. Ama gördük, ama yaşadık; Mustafa çıplak ayaklarıyla ateş üstünde iki dilin şarkılarını söyledi”
Sırrı Süreyya Önder ise bu coğrafyanın yüz akıydı; cesaretiyle, sözüyle vicdanıyla barışın izini süren biriydi. Önder, sadece bir siyasetçi değil; aynı zamanda bir sanatçı, düşünür ve halk adamıydı. Bir gönül insanı, bir iletişim dehası, nüktedan bir sinemacı, barışsever bir siyasetçi, Bu ülkeye barışın ve huzurun gelmesi için yüreğini ortaya koyan bir gönül adamı. Kardeşlik projesine adanmış bir hikmet insanı Sırrı Süreyya Önder. Memleketin neredeyse tüm farklı çiçeklerini aynı bahçede toplamayı başarabilen nadir şahsiyetlerden biri. Hastane ve cenaze süreci Mıçı ve Önder’in unutulmayacağını gösteriyor.
Adıyaman’ın bu iki değeri, belki de terör belası ve huzursuzluktan çok çekmiş, bu sorunun mağdurlarından iki ender şahsiyet. 2025 yılının ilk yarısında kaybettiğimiz Mıçı ve Önder, sonsuza kadar Adıyamanlıların kalbinde yer alacaklar.



