Suriye’nin Elbab kentinde Fırat Kalkan harekatında patlamada yaralanan ve Gaziantep’te tedavi altına alınan 24 yaşındaki Piyade Uzman Çavuş Mahmut Turmaz, Adıyaman’daki evine getirildi.
Suriye’nin Elbab kentinde Fırat Kalkan hareketi kapsamında patlama esnasında yaralan Piyade Uzman Çavuş Mahmut Turmaz, Gaziantep’te tedavisinin ardından Adıyaman’daki baba evine getirildi.
Nedim ve Melek Turmaz’ın 3 erkek 2 kızından 3’üncüsü olan Piyade Uzman Çavuş Mahmut Turmaz, Diyarbakır’da görevli iken 1 ay önce Fırat Kalkan hareketi kapsamında Suriye’nin Elbab kentinde operasyona katıldı.
Operasyon esnasında patlamada yaralandı. Patlamada yaralanan Turmaz, buradan Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi’ne götürüldü. Burada tedavi altına alınan Turmaz, tedavisinin ardından memleketi Adıyaman’daki baba evine getirildi.
Yakınları tarafından karşılanan Turmaz’ın karşılama esnasında sevinç hakim olurken, yatağının yanına Türk bayrağı asıldı.
İlk duyduklarında şok olduğunu ve Diyarbakır’da görevde olduğunu bildiklerini yanlışlık olabileceğini ve daha sonra doğru olduğunu anlatan baba Nedim Turmaz, “İlk duyduğumuzda nasıl karşılayacağız ben şok oldum, orada olduğunu ben bilmiyordum haberim yoktu biz Diyarbakır’da olduğunu biliyorduk bir gün önce konuştuk. Bizden gizlenmiş, komutanlarına “ailemin haberi olmasın” bize söylediklerinde ben bir yanlışlık vardır, sonra meğer 1 ay önce götürmüşler. “Ailemin haberi olmasın” o şekilde yani bizim için büyük sürpriz oldu, yeniden dünyaya geldi. Biz buradan gittiğimizde arkadaşları haber vermiş, biz şehit diye gittik, bilinci kapalı, biz şehit diye gittik. Allah yüzümüze baktı, yeniden bize verdi, vatan sağolsun. Benim tek mesajım; bu terörün bitmesini istiyoruz, başka hiç bir şey istemiyoruz. Biran evvel bitsin, ben başka hiç bir şey istemiyorum. Bu kadar askerimiz, bu kadar şehitlerimiz oldu, yaralılarımız burada, ne olacak yinede arkasındayız, vatanımızın arkasındayız. Eğer biz burada yaşıyorsak, askerler sayesinde yaşıyoruz, rahat yaşamamız için. İnsanlar şerefi, namusu için yaşıyor, o olmasa hiçbir anlamı var mı? Olmaz, hepsine teşekkür ediyorum. Allah hepsinden razı olsun, dostlarımız bizi yalnız bırakmadı. Askerler bizi yalnız bırakmadı, hepsine teşekkür ediyorum” dedi.
Anne Melek Turmaz ise duygularının tarifsiz olduğunu belirterek, şunları söyledi:
“Duygularımız şuan tarifsiz, ilk duyduğumuzda ümit hiçbir zaman kesilmez, ümidimiz çok azdı, biz nasıl o yolu gittik, hiç bilmiyoruz, yolu bile şaşırdık. 2-3’defa kaza yapacaktık, yol bir türlü bitmedi. Biz gördüğümüzde pek inanmıyorduk kurtulacağına, bilinci kapalı, ameliyattan sonra 2 gün hiç gözünü açmadı. Çok şükür bugüne, çocuğumuz sağlığına kavuştu, aldık, geldik. Allah şehit ailelerine sabır versin, yaralılarımıza şifa versin. Allah bir daha göstermesin. İnşallah bir an önce bu ateş sönsün, bu askerlerimiz evlerine dönsün. Biz Diyarbakır’da biliyorduk, Suriye’ye gitmiş hiç haberimiz yok, duyduğumuzda da inanmadık zaten, o değildir dedik. Diyarbakır’daki insan Kilis’e nasıl çıkar, kötü bir haberdi, inşallah son olur. Şuanda çok mutluyuz, çok şükür şuan aramızda”
Karşılamada duygulu anlar yaşanırken, yakınları ise gözyaşlarına hakim olamadı.
