Hacı Bektaşı Anadolu Kültür Derneği Adıyaman Şube Başkanı Nusret Tunç, Alevi açılımı hakkında açıklamalarda bulundu.
Tunç açıklamasında, bu alevi açılımının kabak tadı vermeye başladığını savunarak, 13 yıldır Ak Parti iktidarında bir arpa yolu kadar yol alamadıklarını ileri sürdü.
13 yıllık mevzuat neyse aleviler için aynı mevzuatın yürürlükte olduğunu vurgulayan Tunç, hiçbir değişlik yapılmamasına rağmen aleviler olarak meclisten umutlarını kesmediklerini dile getirdi.
“Umut her zaman var. Her zaman meclisten beklentilerimiz var. Ve bu işinde çözüm yerinin meclis olduğunu gayet iyi biliyoruz, başkada alternatifimiz yok Fakat ikinci bir alternatifiz var” diyen Tunç, hukuk yollarını zorladıklarını ve mahkeme kararlarının peş peşe gelmeye başladığına dikkat çekti.
Alevilerin örgütlenmelerinin bir amacının da bu olduğunu anlatan Tunç, şunları kaydetti:
“Biz mahkemelere gidiyoruz. Bu olayı Avrupa insan hakları mahkemesine kadar da götürdük. Avrupa insan mahkemesinden bir değil bir birkaç karar çıkardık. Zorunlu din dersleri konusunu çıkarttık. Cem evi konusunda çıktı kararlar en son Avrupa insan hakları mahkemesi dedi ki sen Alevilere haksızlık yapıyorsun birde ne yapacağını söylüyor. Avrupa insan hakları mahkemesi diyor ki ben sana altı ay süre verdim. Bu altı ay süre içerisinde Alevilerin cem evileri i ihtiyaçlarını karşıladın, karşıladın karşılamadın ben yaptırım uygulayacağım. Avrupa insan hakları mahkemesinde böyle bir karar var. Akabinde ertesi gün Yargıtay genel kurulu bir karar veriyor, Aleviler için oda cem evimiz bir dernek kurma yaptırma var genel Tezel gede mahkemede dedi ki sen cem evi yapamasın cem evi yasal değil ve derneği kaptırıyor. Vatandaşta mahkemeye gidiyor. Ve bu iş Yargıtay genel kurulu kararında diyor ki cem evi yaptırmak yasak değildir. Hukuk insanların kişilerin inançlarına müdahale edemez. İnsanlar dilediği ve inandığı gibi inanıcını yaşar ve yaşatır. Buna hukuk engel olamaz. Sözde anayasada dinin vicdan özgürlüğü var. Bütün bunlar ortada iken halen alevi açılımı alevi açılımı bunu anlayamadım. Bunun en büyük mağdurlarından biri benim beş yıl önce Hacı Bektaşı Anadolu Kültür Vakfı Şube Başkanı olduğum zaman bir yıl sonra Necip Büyükaslan elemanlarını gönderdi ,cem evinin suyunu kestirmeye gerekçe ne borcun var.13 Bin lira o para geçmiş yönetimden kalan borcu gittik görüştük.5 Bin Tl verdik. Dedik diğerini sonra verelim dediler olmaz ya paranın hepsini yada suyunuzu keseriz. Biz kalan sekiz bin lira için beş günlük senet verdik.Ve o kalan sekiz bin lirayı ödedik. Şu an itibari ile ne belediyeye su borcu ne de elektrik borcumuz var hepsini ödedik.Peki camiler veya diğer ibadet yerleri ödüyor mu bizim günahımız ne Muhasebeci mali müşavirim her yıl gelir vergisinde ilk yüze giriyorum. Yani bu sıkıntılar hep vardı.13 yıllık ak parti döneminde de var.Ne yazık ki mecliste bu sorun bir türlü gündeme gelmiyor ve çözülmüyor. Çokta basit imar kanununda olacak bir değişiklik zaten anayasada din ve vicdan özgürlüğü var. Yapılmadı en sonunda Selahattin Demirtaş dedi sen bunu meclise getirdin de biz mi engel olduk.CHP,MHP engel oldu kim engel oldu. Sen meclise bunu getirmiyorsun biz öneri veriyoruz kabul etmiyorsun çoğunluk sende getir bu sorunu çözeli aşalım meclise gelmiyor ki olay çözülsün getirmeyen kim Ak parti hükümeti ondan sonra diyor ki ben alevi açılımı yapıyorum. Nasıl olacak bu iş mecliste çözemeyeceksen çöz gelipte bu akil adamlar dediğin kişilerle mi bu sorunu çözeceksin yani bu iş artık tıkanmış durumda ama bizde mahkemeler yolu ile bu işi zorluyoruz”
