haberadiyaman.com.tr

DOĞAN : SANAYİLEŞMEYİ BECEREMEDİNİZ BARİ KENDİ TARIMIMIZI ÖLDÜRMESEYDİNİZ

Rusya-Ukrayna arasında yaşanan kriz fiili bir savaşa dönüştü.Savaş sadece Ukrayna ve Rusya arasında değil, batılı devletler de dolaylı yoldan buna müdahil.
Neredeyse tüm ülkelerden peş peşe Rusya’ya yaptırım açıklamaları geliyor. Bunların siyasi ve ekonomik sonuçları olacağı ise garanti.

En fazla etkilenecek ülkelerin başında da Türkiye var. Türkiye’nin uygulayacağı politika turizmden ticarete, sanayiden tarıma kadar birçok ekonomik alana etki edecek.İnşallah burada da herşeyi elimize yüzümüze bulaştırmayız. Olayın vahametini görebilmemiz için önce bölge ülkesi olarak her iki tarafla özel dostlukları bir tarafa bırakıp ekonomik açıdan ilişkilerimize bir göz atalım.

TÜİK’in verilerine göre Türkiye’nin Rusya’yla olan ticaret hacmi yıllık 34,7 milyar dolar. Ukrayna’yla ise yine yıllık 7,4 milyar dolar seviyesinde. Her iki ülkeyi de düşünürsek 42,1 milyar dolarlık bir hacim söz konusu.
Başta narenciye, taze üzüm ve domates olmak üzere yaş meyve,sebze ürünleri, makina, kara taşıt ve aksamları ile giyim eşyası ve aksesuarları Türkiye’nin başlıca ihraç ürünlerini oluştururken petrol, doğalgaz, taşkömürü, demir-çelik ürünleri, işlenmemiş alüminyum ve muhtelif tahıl ürünleri Rusya’dan ithal edilen mallar arasında.
En büyük etki tarım ürünlerinin fiyatlarına olabilir
Rusya’nın en büyük tarım ürünleri ithalatçısı Türkiye. Türkiye’nin 2021’de Rusya’dan yaptığı toplam tarım ürünleri ithalatı 4,3 milyar dolar.

Türkiye’nin en çok ithal ettiği tarım ürünüyse buğday. 2021’de 1,8 milyar dolar tutarında, 6,7 milyon ton buğday ithal etmiş durumda. Ancak Türkiye’nin buğday ithal ettiği tek ülke Rusya değil. İkinci sırada Ukrayna var.

Bu nedenle iki ülke arasındaki savaşın ithalatta olumsuz bir etki yaratması başta ekmek fiyatları olmak üzere gıda fiyatları olumsuz etkilenecek.

Ayrıca Rusya ve Ukrayna’dan ayçiçek yağı ithalatında da Türkiye ilk sırada.
Türkiye, enerji alanında da en çok Rusya’dan ithalat yapıyor. Rusya’dan gelen doğalgazla ısınıyor, elektrik üretiyor, sanayisini çalıştırıyor.

Rusya 2015’teki uçak krizinde Türkiye’ye verdiği gazda kesintiye gitmemişti ancak Ukrayna işgalinde durumun ne olacağı belirsiz.

Öte yandan iki ülke arasındaki çatışma petrol fiyatlarına da etki ediyor. Petrolün varili 2014’ten buya en yüksek seviye olan 120 dolara yaklaştı. Bu petrolde tamamen dışa bağımlı olan Türkiye’nin aynı petrolü daha pahalıya alması ve cari açığının büyümesi demek.

Koronavirüs sonrası 2021 turizm için bir toparlanma sinyaliydi. Yaklaşık 30 milyon turist geldi, 24,5 milyar dolar gelir bıraktı.

Gelen turistlerin 4 milyon 656 bini Rus, 2 milyon 55 bin de Ukraynalıydı. İkisi Türkiye’ye en çok turist gönderen ülke. Rusya ve Ukrayna’dan gelen turist sayısı toplam turist sayısının yüzde 23’ünü oluşturuyor.

Bir başka deyişle Türkiye, iki ülke vatandaşları için en cazip ülkelerin başında.
İşgalin, savaş ekonomisinin ve yaptırımların Türkiye’ye gelecek turist sayısını da etkileyeceği muhakkak.

Oteller, turizm esnafı, çalışanlar ilk başta bu krizden etkilenecek olanlar. Ayrıca Türkiye’nin cari açığının kapanmasına büyük ölçüde etki eden bu sektör yeni bir krizi tetikleyebilir.

SİHA’lar motorsuz kalabilir

Türkiye ürettiği silahlı ve insansız hava araçlarında (İHA/SİHA) Ukrayna menşeli Ivchenko Progress ve Motor Sich’in birlikte ürettiği AI-322F motorunu kullanıyor.

Bugün itibariyle Türkiye’den SİHA satın alan ülke sayısı 13 Türkiye’nin savunma ve havacılık sektörünün ihracatı 2019’da 2,74 milyar dolardı.

İnşaat sektörü
Türkiye ile Rusya arasındaki yatırımlardaki en büyük kalemlerden birisi de inşaat sektörü. Türkiyeli müteahhitlerin 67 ülkede 384 projeyle 29,3 milyar dolarlık yeni iş hacmi var.
En fazla proje de Rusya’da. Türkiyeli müteahhitler sadece 2021’de Rusya’da 11,2 milyar dolar değerinde iş yaptı. Yani tek başına iş hacminin yüzde 38 ni oluşturuyor.

 Bu ve buna benzer ekonomik olayları etkileyen elimizde olmayan sebeplerden dolayı doğacak sıkıntıları Karşılamak millet olarak boynumuzun borcu ancak bizi yöneten iktidar tarafından bizzat ihmal ediliş ve beceriksizliklerinden dolayı bugün karşı karşıya kaldığımız en önemli mesele gıdaya ulaşım ve milletimizin beslenmesidir,eğer tarımda doğru işler yapılsaydı,hayvancılıkta doğru işler yapılsaydı bugün gıda fiyatları bu kadar artmazdı.kendi ürettiğimiz Sebzeler meyveler Beslenmemizin en temel maddesi olan ekmek ve diğer unlu mamüller sofralarımıza bu kadar pahalı gelmezdi.ülkenin her tarafında ayçiçeği ekimi mümkünken kendi çiftçimizi desteklemeyip dışardan ayçiçeği yağı İtal etmemize dayalı olarak çiftçimiz üretmez oldu ve bugün yağsız kalma ihtimalimiz doğdu.sadece Ayçiçeği olayı değil buğday,Pirinç,nohut, mercimek velhasıl bütün tarım ürünleri aynı durumda.Bunlara ek olarak yem fabrikaları kapattırlarak bugün hayvancılığın gerilemesine Sebep olanlar çareyi yine İtalat da aradılar ve kendi çiftçimize,hayvancımıza vermediğimiz parayı döviz olarak yurtdışındaki çiftçilere verdik ve ekonomimize tarımdaki dışa Bağımlılıkdan dolayı bir darbede biz zati bize yöneticilik yapanlar vurmuş oldular.son günlerde enerji Bakanlığınca çıkarılan bir yönetmenlikle zeytin bahçelerine  ve zeyitin üreticilerine darbe vurmanın önü açıldı.yapmayın beyler her şeyi yok ettiğiniz gibi zeytin bahçelerinide bir kaç madencinin iştahına kurban etmeyin,ayçiçeği yağı gibi zeytin yağınıda ithal eden ülke haline düşürmeyin bu ülkeyi.dünyada  gıda bakımından kendi kendine yeten ender ülkelerden biriyken bu gün gıda yönü ile de dışa bağımlı bir hale geldik.20 yılda iktidarın bizi getirdiği durum bu.sanayileşmeyi beceremediniz bari tarımımızı öldürmeseydiniz  her geçen gün açlığamı mahkum olacağız korkusu ile yaşamazdı bu millet.
Exit mobile version