Kaliforniya’ya rakip olması hedeflenen Adıyaman bademinde üreticinin yüzü gülmüyor. Yıllarca “bademin başkenti” söylemiyle tanıtılan, tütüne alternatif ürün olarak teşvik edilen bademde gelinen nokta tartışma yarattı. Üretici, artan maliyetler ve ürünün beklenen değeri görmemesi nedeniyle badem bahçelerini sökmeye başladı.
Bir dönem Adıyaman tarımının geleceği olarak gösterildi. Tütüne alternatif olacağı söylendi, üretim alanları genişledi, “Bademin Başkenti Adıyaman” sloganlarıyla kamuoyuna tanıtıldı.
Hedef büyüktü: Dünya badem piyasasının en önemli merkezlerinden Kaliforniya ile rekabet edebilecek bir üretim merkezi oluşturmak.
Ancak bugün tarladan yükselen ses, yıllardır sürdürülen bu iyimser tablodan oldukça farklı.
SLOGAN BÜYÜDÜ, ÜRETİCİNİN KAZANCI KÜÇÜLDÜ
Adıyaman bademinin üretim miktarı ve dikili alanıyla öne çıkarılması tek başına çiftçinin kazanmasına yetmedi. Üreticinin temel beklentisi olan sürdürülebilir gelir konusunda ciddi sorunlar yaşanıyor.
Girdi maliyetlerinin yükselmesi, pazarlama sorunları ve üreticinin ürününü istediği değerden satamaması, badem üretimini giderek daha az cazip hale getiriyor.
Yıllarca üreticinin önüne alternatif ürün olarak konulan bademin bugün para kazandırmadığını söyleyen çiftçiler, çözümü yıllarca emek verdikleri ağaçları sökmekte buluyor.
Ortaya çıkan tablo ise şu soruyu gündeme getiriyor:
“Bademin başkenti” olmak sadece üretim rakamları ve tanıtım sloganlarından mı ibaretti?
KALİFORNİYA’YA RAKİP OLACAKTIK, ŞİMDİ AĞAÇLARI SÖKÜYORUZ
Adıyaman bademinin ulusal ve uluslararası pazarda güçlü bir marka haline gelmesi hedeflenirken, üretimin artırılmasının ardından aynı ölçüde güçlü bir pazarlama ve katma değer zincirinin oluşturulup oluşturulamadığı tartışılıyor.
Üreticiyi badem dikmeye yönlendirmek tek başına bir tarım politikası değil. Ürün yetiştikten sonra kimin alacağı, hangi fiyatla satılacağı, nasıl işleneceği ve hangi marka altında tüketiciye ulaştırılacağı da en az üretim kadar önemli.
Bugün çiftçinin bahçesindeki ağacı sökmesi, yalnızca bir üreticinin bireysel tercihi olarak görülemez.
Çünkü sökülen her badem ağacı aynı zamanda yıllardır uygulanan tarımsal planlamanın sonuçlarının sorgulanmasına neden oluyor.
PR ÇALIŞMALARI ÇİFTÇİNİN CEBİNİ DOLDURMADI
Adıyaman bademi için yıllardır festivaller, tanıtımlar ve “bademin başkenti” söylemleri öne çıkarıldı. Ancak tanıtım faaliyetlerinin üreticinin gelirine ne ölçüde yansıdığı bugün daha yüksek sesle sorgulanıyor.
Bir tarım ürününün başarısı yalnızca kaç dönüm araziye dikildiğiyle veya kaç ton üretildiğiyle ölçülemez.
Asıl başarı, üreticinin o üründen para kazanıp kazanamadığıdır.
Eğer çiftçi yıllarca büyüttüğü ağacı bugün ekonomik gerekçelerle söküyorsa, ortada yalnızca bir “fiyat sorunu” değil, üretimden pazarlamaya uzanan zincirin sorgulanmasını gerektiren daha büyük bir problem vardır.
TÜTÜNE ALTERNATİF DİYE BAŞLADI, BADEME DE ALTERNATİF ARANIYOR
Adıyaman’da yıllarca tartışılan konuların başında tütün üreticisinin geleceği geldi. Badem ise bu süreçte alternatif ürünlerden biri olarak öne çıkarıldı.
Ancak gelinen noktada ironik bir tablo ortaya çıkıyor:
Dün tütüne alternatif olarak gösterilen bademi eken çiftçi, bugün bademe alternatif arıyor.
Bu nedenle cevap bekleyen sorular var:
Üretim alanları artırılırken pazar planlaması yapıldı mı? Üretici neden ürününün gerçek değerini bulamadığını düşünüyor? Adıyaman bademinin markalaşması için harcanan emek ve kaynak çiftçinin gelirine neden yeterince yansımadı? İşleme, paketleme, depolama ve ihracat altyapısı üretim artışıyla aynı hızda geliştirildi mi? Ve en önemlisi, bugün badem ağaçlarını söken üreticiyi yeniden üretimde tutacak somut bir plan var mı?
BADEMİN BAŞKENTİNDE BADEM AĞACI SÖKÜLÜYORSA, ORTADA CEVAPLANMASI GEREKEN BİR SORUN VAR
Adıyaman’ın badem üretimindeki potansiyeli hâlâ önemli olabilir. Ancak potansiyel, çiftçinin cebine gelir olarak yansımadığı sürece tek başına başarı hikâyesi yazmaya yetmiyor.
Kaliforniya’ya rakip olma hedefleriyle başlayan yolculuğun, üreticinin badem ağacını söktüğü bir noktaya gelmesi tarım politikalarının yeniden ele alınmasını zorunlu kılıyor.
Çünkü çiftçinin istediği yeni bir slogan değil.
Ürününün para etmesi, emeğinin karşılığını alması ve gelecek yıl da üretmeye devam edebilmesi.
Adıyaman gerçekten “bademin başkenti” olacaksa bunun tabelada değil, önce üreticinin cebinde karşılığı olmak zorunda.



