Adıyaman’da PKK tarafından şehit edilen uzman onbaşı Müsellim Ünal’ın ölüm haberini duyan Adıyamanlılar yasa boğulurken, tepkilerini işyerlerine ve caddelere astıkları bayraklarla gösterdiler.
PKK’nın çözüm sürecine rağmen güvenlik güçlerine saldırmasına tepki gösteren Adıyamanlılar, HDP’nin barajı aşmış olmasına rağmen PKK’nın böyle bir tutum sergilemesini sert bir dille kınadılar.
Adıyaman’da jandarma ile PKK arasında çıkan çatışma sonucu PKK’lı teröristlerce şehit edilen uzman onbaşı Müsellim Ünal’ın yası için işyerine Türk bayrağı astığını söyleyen Ramazan Dinç, “Bu konuda acımız oldukça büyük. Türkiye’nin ve Adıyaman’ın başı sağ olsun. Bu tür olayları şiddetle kınıyoruz. Netice itibariyle ölenler sürekli olarak gençlerimizdir. Bu olayların biran önce durdurulması gerekiyor. Bu konuda herkesin elinden geleni yapması lazım. Herkes kendi penceresinden olaya baktığı için HDP’de sürekli olarak çözüm sürecini gündeme getiriyordu. Geçmiş hükümetlerin içerisinde en çok AK Parti hükümeti bu çözüm süreci içerisinde bu konun üzerinde durdu ve belirli bir noktaya getirdi. Bu sürecin sonuna gelindiğini düşünmemize rağmen yeniden dolayların başına dönüldü. Hükümet yeniden Osmanlı ruhunu dirilmeye çalıştı. Osmanlı ruhunun yeniden canlanmaya başlandığını gören dış güçler yeniden HDP’yi ve farklı mihrakları kullandılar. Amaçları sadece ülkemizi farklı olayların içine çekebilmekti. Bu sebeple bugün yaşanan olayları şiddetle kınıyorum. PKK yapmış olduğu yanlışların farkına varmalı ve bugün çözüm süreci gibi bir olguyu kabul etmelidir” diye konuştu.
“HDP’ye oy verenler bir kez daha düşünsün”
Adıyaman’da şehit olan uzman onbaşı Müsellim Ünal’ın, ölümünden sonra tüm Adıyaman halkının yas içinde olduğunu ifade ederek, HDP’li siyasileri ve PKK’lıları eleştiren Rıfat Kolay adlı vatandaş, “Şehidimiz var, acımız büyük. HDP’ye oy verenler bugün yaşanan bu olayı biraz düşünsünler. Bu olayın bir numaralı muhatabı HDP’dir. HDP barajı aştıktı, ancak bu ateş halen yanıyor. Bu ateşin söndürülmesi için barajı aşmaları lazımdı. Bugün ise seçim barajını aşmış olmalarına rağmen akıllarını başlarına getirmediler. Adıyaman’da HDP bir milletvekilli çıkarmasına rağmen yine eskisi gibi bir tutum sergiliyor. Hatta seçimden sonra olayların sayısı artı. Ve sıcağı sıcağına olaylar devam ediyor” şeklinde konuştu.
“Halk olarak teröre prim vermeyeceğiz”
Şehit haberinin gelmesiyle bütün Adıyaman halkının derinden üzdüğünü ifade eden Metin Başkara, “Adıyaman ili bir mozaik şehirdir. Şuana kadar çok çağdaş bir şehir olarak göründük. Adıyaman halkı sürekli olarak devletine sonuna kadar destek vermiştir. Sincik ilçesi de geçen seçimlerde rekor oyla hükümete destek vermişti. Buna rağmen hükümet HDP kanadına gerekenden fazla yüz verdi. Bu kesim bugün şımartılmıştır. Bugün HDP devletin kendisine vermiş olduğu destekle bu hale gelmiştir. Barış süreci adı altında HDP bütün lojistik destekleri aldı. Bugün ise olayların yaşanmadığı bir ilde bir askerimiz şehit oluyor. Böylesinde bir durumdan ötürü oldukça mutsuzuz. İlimizde görev yapan bir askerimiz şehit edilmiştir. Kendisine Allah’tan rahmet diliyorum, ailesine sabır diliyorum. Adıyaman’dan bir şehit haberi duyulduğunda bu halk asla kendisine gelemiyor.1994 yılında yine ilimizde görev yapan bir askerliğimiz ilimizden şehit olmuştu. Adıyaman bu tür olayları hak etmiyor. PKK son günlerde yatırım alanlarına saldırıyor. İlimizde dahi yatırım alanı olan bir barajın şantiyesine saldırdılar. Bunun adı terördür. Bizler ülkemizin her yerinde hizmetin artmasını istiyoruz. Halkımız artık bilinçlensin ve teröre prim vermesin” dedi.
“Şehidimizin acısını kalbimizde yaşıyoruz”
Terör olaylarını kınayan Sabri Güngör adlı vatandaşta tepkisini şu sözlerle dile getirdi; “Şehitlerimizin kanlarıyla sulayarak vatan yaptığı topraklarımız üzerinde hain emeller besleyen eli kanlılar, son günlerde bu ülkenin evlatlarını şehit eder duruma gelmiştir. Uzun soluklu ve küresel bir planla, milletimizin teröre karşı duyarlılığı yok edilmek, direnci kırılmak istenmektedir. Ama bu topraklarda ateş sadece düştüğü yeri yakmaz. Birimizin derdi hepimizin derdidir. Birimizin acısı, hepimizin yüreklerini dağlar. Bu nedenle bu milleti yok etmek için kurulan bütün hain planlar bozulmaya mahkûmdur. Unutmayalım ki, bizler rahat yataklarımızda uyurken, 20 yaşındaki gencecik evlatlarımız, soğukta, sıcakta, gece, gündüz, yağmur, çamur demeden nöbet tutuyor, çatışmaya giriyor. “Bu topraklarda ezanlar susmasın, ay yıldızlı al bayrak göklerden inmesin” diye can veren evlatlarımız var. Bizler milletçe birlik, beraberlik ve dayanışma içinde olduğumuz sürece ülkemizi bölmeye, kardeşi kardeşe düşman etmeye kimsenin gücü yetmeyecektir. Birliğimiz ve kardeşliğimiz ortak hareket ederek, sevinci ve kederi paylaşarak artacak, şehitlerimizin ruhları bu sayede huzur bulacaktır. Milletçe şehitlerimizi unutmayacağız ve unutturmayacağız. Bu vatan için hayatlarının baharında canlarını vermiş, bizlerin buralarda güven içinde çalışabilmelerini ve yaşayabilmelerini sağlamış şehitlerimizi anıyoruz. Bilinmelidir ki, şehitlerimiz canlarını bu vatanın birliği ve dirliği için verdiler. Bu nedenle her türlü provokasyona ve tahrike rağmen et tırnaktan ayrılmayacak, bu vatanın hiçbir ferdi binlerce yıllık kardeşliğimizden vazgeçmeyecek, hainler emellerine ulaşamayacaktır. Şundan eminiz ki, bizi bize düşman etmeye, kardeşliğimizi bozmaya yeltenenler, döktükleri kardeşkanlarında, babaların, bacıların, anaların gözyaşlarında boğulup gidecektir. Bu vesile ile terörü, teröristi ve onların gizli açık her türlü destekçilerini lanetliyor, devletimizin ve birliğimizin teminatı, varlığımız ve huzurumuz için can veren şehitlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet diliyoruz. Bugün ilimizde şehit olan şehidimizin acısını da kalbimizde yaşıyoruz.”




