Türkiye’de son 10 yılda IMF’ye olan borç bitmiş, borcun ve bütçe açığının GSYH içindeki payı azalmış ekonomideki bu iyileştirmeler ile faiz oranlarının düşmesi yüksek faizden haksız kazanç sağlayan kesimlerin işine gelmemiştir. Bu yüzden, Gezi Parkı ile başlayan gösteriler yıllarca tartışma konusu olan faiz lobisinin tekrar gündeme gelmesine neden olmuştur. Türkiye’de 1990’lı yıllarda yaşanan siyasi ve ekonomik istikrarsızlık faizlerin artmasına neden olmuş ve 1994 ekonomik krizinde de bono faizi yıllık ortalaması yüzde 152,3’e yükselmiştir. 2002 sonrası ise ekonomik göstergelerdeki iyileşmeler ve siyasi istikrar, bono faizi yıllık ortalamasının 2013 yılı itibariyle tarihin en düşük seviyesi olan yüzde 4.61’e inmiştir. Bugünlerdeki dolar kur artışın en büyük etkilerini de bu nedenlere bağlayabiliriz AK Parti hükümetlerimizin uygulamaları yüksek faizlerden rant sağlayan ve faiz lobisi olarak adlandırılan kesimin işine gelmemiştir. Bu haksız ve kolay kazancı kaybedenlerin, faiz lobisinin siyasi istikrarsızlık ve AK Parti karşıtlığı için büyük çaba harcadıkları görmekteyiz. Yeni Türkiye inşasında bu tip yapılara hiçbir zaman fırsat ve müsama verilmeyecektir ALLAH’ın izniyle çünkü bu lobiler şu ana kadar GAP eylem planların yapılan yatırımlar kadar haksız kazanç kendilerine sağlamışlardır. Gap Eylem Planı demişken de değinmeden geçmeyeceğim,
Sayın Başbakanımız Ahmet Davutoğlu’nun Mardin’de açıkladığı GAP Eylem Planı (2014-2018) Kalkınma Bakanlığı’nca hazırlanan yeni plan sayesinde Adıyaman, Batman, Diyarbakır, Gaziantep, Kilis, Mardin, Siirt, Şanlıurfa ve Şırnak’ta uzun süredir devam eden yatırımların tamamlanacağını ifade etmiştir. Bu da bölgede sosyal, ekonomik ve kültürel gelişimin hızlandırılmasını ön görmektedir. Çözüm sürecinde sağlanan huzur ve güven ortamının yatırımlarla kalıcı hale getirilmesi gerektiğini, plan ile tarım, sanayi ve turizm altyapısının oluşturulacağını ve bunun bölgedeki illerimizi de olumlu şekilde yansıyacaktır. Eylem planında sulama projeleri dahil 26.7 milyar lira yatırım yapılacağı belirtiliyor. Bunun 3 yılda gerçekleşmesi bölgenin çehresini değiştirecektir. Yatırımlar sayesinde işsizlik azalacak, bölgeden başka illere göç duracak. Bölgedeki 2.4 milyon hektarlık alanın tapulaştırılmanın “devrim” niteliğinde olduğunu belirtti. Topraklarını çoğu baraj suyu altında kalan ilimizin bu zamana kadar gecikmiş olan hak ettiğine inandığımız Baraj Sahil ve turizm kenti olan Adıyaman’ımıza yakışır projeleri ADIYAMAN’a mutlaka kazandıracağız.



