Resul Kurt’a Açık Mektup
DEDİKODUYU BIRAK, HİZMETE BAK
Adıyaman Milletvekili Resul Kurt, işini gücünü bırakmış; depremde yerle bir olmuş Adıyaman’ın sorunlarının çözümü konusunda çaba ve gayret göstereceğine, benim de içinde olduğum bazı isimler hakkında dedikodular yaparak iftira atmaya devam ediyor.
Sosyal medyada mahlaslar bir hesap, Resul Kurt’un bütün psikolojisini altüst etmiş gibi görünüyor. Sürekli 10-12 kişinin adını sayarak, bu hesabın içinde benim de olduğum yönünde dedikodular yapıyor.
Daha önce de yazdım, söyledim; bunu sürekli dile getirmek artık bıkkınlık veriyor. Hiçbir mahlas hesapla bağım yoktur. Beni tanıyanlar çok iyi bilir; karakterim, kişiliğim ve duruşum mahlas kullanmaya hiç ama hiç uygun değildir. Hayatımın her anında, benim zararıma da olsa her yerde doğru bildiğimi söyledim. Dik duruşu olan birisiyim.
Resul Kurt daha da ileri giderek, kendisine siyasi rakip olarak gördüğü bazı isimlerin bu mahlas hesabı yönetenlere para verdiğini söylemesini kendisine hiç yakıştıramadım.
Helali haramı çok iyi bilen biriyim. Rızkı Allah verir; kula minnet etmediğimi beni tanıyanlar bilir. Çevremde beni tanıyanlar, elimin tersiyle neleri ittiğimi de bilir.
Bugüne kadar boğazımdan kimsenin ekmeği geçmedi; Allah da nasip etmesin.
Resul Kurt ile birbirimizi çok iyi tanırız; beni satın alacak bir paranın olmadığını çok iyi bilir.
Bugünlerde çok sık görüştüğün, lafını dinlediğin kankana sorsan, benim kimseden para almayacağımı söyler.
Bunları söyleyen kim varsa, bir kul olarak yalanın ve iftiranın dinen de ahlaken de çok büyük günah olduğunu çok iyi biliyorum. Hep söylerim: “Allah’tan korkarım. Bir hesap günü var, kul hakkı var.” Hakkım helal değildir; hesap günü hesaplaşacağız.
Daha önce de söylemiştim: “Gazi Meclis, dedikodu yapılacak bir makam değildir. Milletvekilliği makamı size dedikodu yapma yetkisi vermez. TBMM, vatandaşın sorunlarının çözüme kavuşturulması için vardır.” Ancak sizin böyle bir derdiniz olmadığı için bol bol dedikodu yapıyorsunuz.
Daha önce de ifade etmiştim; herkes hakkında olduğu gibi sizin hakkınızda da çarşıda pazarda konuşulan çok fazla konu var. İspatsız, delilsiz ve iftiralarla hareket ederseniz sıradan insanlardan ne farkınız kalır? Hâlâ aynı yolda yürüdüğünüzü görüyoruz.
TBMM’de dedikodu, İstanbul’da, Tekirdağ’da, Adıyaman’da; gittiğiniz her yerde dedikodu…
Buna prim vermeniz ve mesainizi bu şekilde harcamanız doğru değil.
Seçimler öncesinde iş yerime ziyarete geldiğinizde, size samimi bir uyarıda bulunmuştum. Bu samimi uyarıyı makam sahibi bütün dostlara söylerim: “Size kim ne anlatırsa anlatsın, mutlaka 2-3 kişiye daha teyit ettirin. İlk gelenin her zaman haklı olmadığını göreceksiniz” Sizden önceki seçilmişlerin en büyük hatası da budur.
Maalesef Resul Kurt da bu hastalığa yakalandı. Kim ne anlatırsa anlatsın, sorgulamadan ilk anlatana inanıyor.
Resul Kurt’un alanında Türkiye’nin en başarılı ilk beş isminden biri olması nedeniyle, bütün Adıyamanlılar gibi ben de kendisinden çok ümitliydim. Ancak milletvekili olmasının üzerinden koskoca üç yıl geçmesine rağmen üzülerek söylüyorum ki ortada somut bir hizmet yoktur. Eğer varsa, istediği platformda bunu konuşabiliriz.
Devletin yaptığı yol, hastane, okul gibi rutin hizmetler siz olmasanız da yapılacak işlerdir.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi olmanıza rağmen bütçeden imtiyazlı bir payı bırakın, hakettiğimizi alamıyoruz.
Google arama çubuğuna “Adıyaman Milletvekili Resul Kurt 100 fabrika sözü” yazıdığınızda şu ifadeler karşımıza çıkar:
“Doç. Dr. Resul Kurt’un, geçmişte sivil toplum kuruluşu temsilcisi olduğu dönemde Adıyaman için duyurduğu 100 fabrika ve 25 bin kişiye istihdam sağlama vaadi, kamuoyunda ve yerel basında sıkça tartışılan ve güncel durumu merak edilen bir konu olmuştur.” Bu yerine getiremediğiniz bu vaat olarak hep karşınıza çıkacaktır.
Milletvekili Resul Kurt, bırakın 25 bin kişiye istihdam sağlamayı; üç yılın sonunda 25 kişilik istihdama bile razıyız ama o da olmadı. Aradan geçen üç yıl sonunda yaptığınız tek şey ise, hayırseverlerin desteğiyle dağıttığınız 750 çocuk montunu büyük bir hizmet gibi anlatmak oldu.
Resul Kurt, her seçim döneminde İstanbul’dan Adıyaman’a gelerek seçim çalışmalarında destek verdiği ve kendisine milletvekilliği yolunu açan eski Milletvekili Ahmet Aydın’ın izlerini silmek için harcadığı çabayı memlekete harcasaydı, bugün önemli sorunların birçoğu çözülmüş olurdu.
Üç yılın sonunda Adıyaman’ın sorunlarına çözüm üretmek yerine, Ahmet Aydın’ın 23 yılda bıraktığı izleri silmeye çalıştınız.
Kırgınlıklar, kavgalar, kopuşlar, parti içi teşkilatlarla sorunlar, vekil arkadaşlarınızla yaşanan gerilimler, STK temsilcileriyle kopuk ilişkiler, yerel basınla yaşanan gerginlikler, muhtarlar ve esnaflarla iletişim problemleri… Daha neler neler.
Resul Kurt olarak eleştiriye açık değilsiniz. Geçtiğimiz günlerde sizi eleştiren gençlik kollarından bir üyeyi, şimdi de ilçe yönetimindeki bir kişiyi gece yarısı zorla istifa ettirdiniz. O eleştirilerden payınıza düşeni alabilseydiniz daha da büyürdünüz.
Milletvekilliği; havaalanında karşılanmak, STK temsilcileriyle, kurumlarla ve esnafla bol bol fotoğraf çektirmek değildir. TBMM’de makam odasında oturmak, çok sevdiğin çakarlı araçla seyahat etmek ve imtiyaz sahibi olmak da değildir.
Milletin gönlüne girmedikten sonra, makamınız gittiğinde hatırlanmayan, selam bile verilmeyen birisi olursunuz.
Havaalanı karşılaması demişken; günler öncesinden sosyal medya hesaplarınızdan yapılan çağrılara rağmen karşılamaya gelenlerin azlığı nedeniyle fotoğraf bile paylaşılmadı. Oysa dört gün önce eski Milletvekili Ahmet Aydın’ı karşılayan kalabalığın verdiği mesajı anladığınızı zannetmiyorum.
Bu durum sonrasında artık havaalanında milletvekili karşılama dönemi sona ereçek gibi görünüyor.
Bir milletvekili; birleştirici olmalı, kapsayıcı olmalı. Ne yazık ki geldiğiniz noktada birçok kesimle aranızda uçurum var.
Aslında sizin hiçbir suçunuz yok. Kimliğinizde Adıyamanlı yazmasının dışında bu memleketle bağı kalmamış bir ismi milletvekili listesine koyanların, bu şehre ne kadar büyük bir yanlış yaptığını bugün daha iyi görüyoruz.
Ne yazık ki Adıyaman halkı nezdinde temsil sorumluluğunuzu yerine getirmediğiniz için, Adıyaman tarihinde TBMM’ye gönderilmiş en tartışmalı ve en başarısız milletvekillerinden biri olarak anılacaksınız.
Unutulup gideceksiniz; ama biz burada memleketimize hizmet etmeye devam edeceğiz.



