CHP Merkez İlçe Başkanı Hanifi Çavuş, CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’nun 5510 sayılı sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunda değişiklik yapılması için TBMM’ye teklif verdiğini söyledi.
Sigorta ödemelerinin düzenli olarak ilgili kuruma ödenememesinin bir diğer sebebinin ise ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik durgunluk olduğunu söyleyen CHP Merkez İlçe Başkanı Hanifi Çavuş, “Yanlış ekonomi politikaları sonucu gelirden ve işinden yoksun kalan yurttaşların, devlete olan borçları sürekli olarak artmaktadır” dedi.
CHP Merkez İlçe Başkanı Hanifi Çavuş, sözlerine şöyle başladı; “Genel Başkanımız Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, 5510 sayılı sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunda değişiklik teklifi verdi. Geçici Madde 60.maddenin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılanların bugüne dek birikmiş prim borçlarının bir defaya mahsus affına ilişkin kanun teklifi şöyle; “Ülkemizde yasal düzenlemeler gereği çalışan bütün yurttaşlar sigorta kapsamında olmak zorundadır. Ancak çalışma koşulları, işverenlerin sigortasız ve kaçak çalıştırma yoluna gitmeleri nedeniyle çok sayıda vatandaşımız, düzenli sigorta primi ödemesinden mahrum kalmaktadır. Sigorta ödemelerinin düzenli olarak ilgili kuruma ödenememesinin bir diğer sebebi ise ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik durgunluktur. Yanlış ekonomi politikaları sonucu gelirden ve işinden yoksun kalan yurttaşların, devlete olan borçları sürekli olarak artmaktadır. Başta sağlık olmak üzere birçok insani haktan yararlanamayan yurttaşlar, mağdur olmaktadır. Sosyal Devlet olmanın gerekliliği konusunda ülkemizin mesafe kat etmesi gereklidir. Popülist söylemler ve vaatlerin, insani değerler üzerinden yapılmamalıdır. Sağlık gibi bir hakkın bir lütuf olduğu algısı kırılmalıdır. Devletin vatandaşlarına sağlayacağı asli görevlerinden biri olan sağlık hizmetleri hiçbir gerekçeye yer bırakmadan ücretsiz ve kesintisiz sağlanmalıdır. Genel Sağlık Sigortası kapsamında yapılan gelir testleri sonucu ortaya çıkan tutarlar vatandaşların tepkisini çekmektedir. Birçok vatandaşımız bu testler sonucu ödeyemeyecekleri oranda borçlandırılmıştır. Bunun yanı sıra, gelir testinin aile geliri üzerinden yapılması, yetişkin bireylerin, diğer aile fertlerinin gelirinden ötürü prim yükümlüsü sayılmasına yol açmıştır. Yetişkin bireylerin ailelerinin gelirinden faydalanabileceği gibi hatalı bir varsayıma dayanan bu uygulama nedeniyle zaten geliri olmadığı ve/veya düşük olduğu için sıkıntı yaşayan yurttaşlar kendileri sahip olmadığı bir gelir nedeniyle borçlandırılmıştır. Dolayısıyla ödenemeyen ve her geçen gün biriken borçlar nedeniyle vatandaşlarımız mağdur olmakta; hem sağlık hizmetlerinden mahrum kalmakta, hem de büyük bir borç yükü altında kalmaktadır. Biriken Genel Sağlık Sigortası borçlarının af kapsamına alınması, binlerce yurttaşımızı bir nebze de olsa ekonomik olarak rahatlatacaktır. Sosyal devletin gerekliliği olarak 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanun’da değişiklik yapılması, yurttaşların ekonomik şartları dikkate alındığında sigorta primleri de dâhil olmak üzere iyileştirmelerin yapılması elzemdir. 5510 Sayılı Kanun’un 67. Maddenin b bendi “genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin yukarıdaki bentte sayılan şartla birlikte, sağlık hizmeti sunucusuna başvurduğu tarihte göre tecil ve taksitlendirmeleri devam edenler hariç 60 günden fazla prim ve prime ilişkin her türlü borcunun bulunmaması” ifadesinde yer alan “60 gün” ifadesi “180 gün” olarak değiştirilmiştir. 5510 Sayılı Kanun’un 80. maddede “60.maddenin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılanlar için Kurumca belirlenecek test yöntemleri ve veriler kullanılarak tespit edilen aile içindeki gelirin kişi başına düşen aylık” ifadesinde yer alan “aile içindeki gelirin” ibaresi “kişisel gelirin” olarak değiştirilmiştir. 5510 sayılı sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanuna geçici madde eklenmiştir. 60.maddenin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılanların bugüne dek birikmiş prim borçlarının bir defaya mahsus affı. Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer. Ve bu kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.”



