Şehrin Ortasında Unutulan Hafıza: Oturakçı Pazarı Hak Ettiği Değeri Bekliyor

0
914

Adıyaman’ın tarihî ticaret merkezlerinden Oturakçı Pazarı, diğer adıyla Demirci Pazarı, yalnızca dükkânların sıralandığı eski bir çarşı değil; kentin ticaretinin, zanaatının ve toplumsal hafızasının yaşayan tanıklarından biri. Ancak yıllardır gündeme gelen projeler, düzenleme ve restorasyon çalışmaları bir türlü kalıcı bir sonuca dönüşmüyor. Şehrin merkezindeki bu tarihî miras, bugün hâlâ hak ettiği değeri görmeyi bekliyor.

Adıyaman’ın tam ortasında, şehrin geçmişiyle bugününün birbirine dokunduğu bir yer var: Oturakçı Pazarı.

Halk arasında Demirci Pazarı veya Demirciler Pazarı olarak da anılan bu bölge, Adıyaman için sıradan bir ticaret alanından çok daha fazlasını ifade ediyor. Yıllardır kepenklerin açılıp kapandığı, ustaların tezgâhlarının başında mesleklerini sürdürdüğü, esnafın birbirini ve müşterisini ismiyle tanıdığı bu çarşı, aslında Adıyaman’ın şehir hafızasının önemli parçalarından biri.

Burada ticaret yalnızca alışverişten ibaret değil.

Demircilikten bakırcılığa, dericilikten geleneksel dokumalara; halı, kilim, cicim ve heybeden çeşitli el sanatlarına kadar uzanan üretim ve ticaret kültürü, çarşıya yıllar içerisinde kendine özgü bir kimlik kazandırdı. Geleneksel zanaatların yanında değişen şehir hayatıyla birlikte farklı esnaf gruplarının da yer aldığı pazar, geçmiş ile bugünün aynı sokakta buluştuğu ender alanlardan biri olmayı sürdürüyor.

Üstelik bölgenin tarihî değeri yalnızca ticaret kültürüyle sınırlı değil.

Oturakçı Pazarı ve çevresi, Adıyaman’ın eski kent dokusunun önemli tarihî yapılarını da barındırıyor. Bunların arasında bulunan Çarşı Camii’nin 1557 yılında Hacı Abdülgani tarafından yaptırıldığı biliniyor. Bu tarih bile bölgenin yüzyıllardır kentin sosyal ve ticari hayatının merkezlerinden biri olduğunun en güçlü göstergelerinden.

Proje Çok, Sonuç Nerede?

Ancak Oturakçı Pazarı’nın bugünkü hali, sahip olduğu tarihî ve kültürel değerle örtüşmüyor.

Yıllardır bölgenin yeniden düzenlenmesi, tarihî dokusunun korunması, restorasyonu ve turizme kazandırılması konusunda çeşitli projeler gündeme geliyor. Çizimler yapılıyor, projeler hazırlanıyor, çalışmalar başlatılıyor.

Fakat ortaya çıkan tablo değişmiyor.

Projeler geliyor, projeler gidiyor; Oturakçı Pazarı ise hâlâ bekliyor.

Tam da burada kamuoyunun sorması gereken soru açık:

Adıyaman’ın merkezindeki böylesine önemli bir tarihî ve ticari alan neden yıllardır kalıcı, bütüncül ve nitelikli bir çalışmayla ayağa kaldırılamıyor?

Bir tarihî çarşıyı korumak yalnızca cepheleri boyamak, birkaç dükkânın görüntüsünü değiştirmek veya dönem dönem restorasyon çalışması yapmak değildir. Koruma; o bölgenin mimarisini, esnafını, zanaatını, ticaret kültürünü, sokak dokusunu ve yaşayan hafızasını birlikte geleceğe taşımaktır.

Oturakçı Pazarı’nın ihtiyacı da tam olarak budur.

Şehrin Vitrini Olabilecekken…

Doğru bir planlamayla Oturakçı Pazarı, Adıyaman’ın en önemli kültür ve turizm noktalarından biri haline gelebilir.

Tarihî dokunun korunması, geleneksel mesleklerin desteklenmesi, sokakların nitelikli biçimde düzenlenmesi, tabela ve cephe karmaşasının giderilmesi, tarihî yapıların görünür hale getirilmesi ve bölgenin bir turizm güzergâhına dönüştürülmesi halinde burası yalnızca esnafın değil, bütün şehrin kazanacağı bir alan olabilir.

Adıyaman’a gelen bir ziyaretçinin şehrin geçmişini birkaç sokakta hissedebileceği; demircinin çekicinin sesini duyabileceği, geleneksel ürünleri görebileceği, tarihî yapılara dokunabileceği ve yöresel ticaret kültürünü yaşayabileceği bir “tarihî çarşı” neden oluşturulmasın?

Türkiye’nin birçok şehrinde tarihî çarşılar kentin vitrini haline getirilirken, Adıyaman’ın böylesine kıymetli bir şehir mirasının yıllardır proje ve restorasyon tartışmaları arasında kalması düşündürücü.

Depremden Sonra Sorumluluk Daha da Büyük

6 Şubat 2023 depremleri Adıyaman’ın şehir merkezinde ağır yaralar açtı. Oturakçı Pazarı ve çevresindeki tarihî doku da bu büyük yıkımdan etkilendi.

Bu nedenle mesele artık yalnızca eski bir çarşının güzelleştirilmesi meselesi değil.

Adıyaman yeniden kurulurken hangi şehir hafızasının korunacağı meselesidir.

Yeni binalar yapılabilir. Yeni caddeler açılabilir. Yeni ticaret merkezleri kurulabilir. Ancak yüzyıllar içerisinde oluşmuş bir kent hafızasını yeniden inşa etmek mümkün değildir.

Oturakçı Pazarı’nı değerli yapan da tam olarak budur.

Duvarından dükkânına, sokağından esnafına kadar burası Adıyaman’ın geçmişinden bugüne kalan canlı bir şehir belgesidir.

Restorasyon Değil, Kimliği Koruyan Bir Gelecek

Bu nedenle Oturakçı Pazarı için bir proje daha açıklamaktan önce geçmiş projelerin neden istenilen sonucu vermediğinin ortaya konulması gerekiyor.

Ne yapıldı?

Ne kadar harcandı?

Hangi çalışmalar tamamlandı?

Hangileri yarım kaldı?

Hazırlanan projelerin ne kadarı tarihî çarşının gerçek ihtiyaçlarına cevap verdi?

Ve en önemlisi, bu projeler hazırlanırken yıllardır o çarşıda yaşayan ve çalışan esnafın görüşü ne kadar dikkate alındı?

Bu soruların cevapları kamuoyuyla açık biçimde paylaşılmalı.

Çünkü şehirlerin hafızası yalnızca belediyelerin, kurumların veya proje hazırlayanların değil; o şehirde yaşayan herkesin ortak mirasıdır.

Adıyaman Kendi Hafızasına Sahip Çıkmalı

Oturakçı Pazarı bugün hâlâ yaşıyor.

Esnafı var, ticareti var, geçmişi var ve anlatacak yüzlerce hikâyesi var.

Eksik olan şey ise bu değeri görecek bütüncül ve uzun vadeli bir şehircilik anlayışı.

Adıyaman’ın merkezinde böylesine güçlü bir tarihî ve ticari miras bulunurken onu kaderine terk etmek, yalnızca birkaç eski dükkânı ihmal etmek anlamına gelmez.

Bir şehrin hafızasını ihmal etmek anlamına gelir.

Oturakçı Pazarı’nın artık yeni vaatlere, yeni maketlere veya kısa ömürlü düzenlemelere değil; tarihî kimliğine saygı duyan, esnafı sürecin merkezine alan ve yıllar sonra da ayakta kalabilecek gerçek bir koruma projesine ihtiyacı var.

Çünkü burası yalnızca bir pazar değil.

Burası Adıyaman’ın hafızası.

Ve bir şehir, hafızasına sahip çıkabildiği ölçüde geleceğini kurabilir. ÖZEL HABER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz