Halk arasında “Kitabın ortasından konuşmak” deyimi, “Doğrudan söylüyorum, direkt ifade ediyorum, o kadar cesurum ki rahatlıkla söylerim, en sonda söyleyeceğimi en başta söylüyorum.” anlamına gelir. Tanıyanlar iyi bilir, hayatım boyunca hep böyleydim, böyle kaldım. Sözüm daima doğrudur, dolambaçsızdır. Yani hayatım boyunca hep kitabın ortasından konuştum.
Daha önce de yazdığım bir köşe yazısında ifade ettim; Milletvekili Resul Kurt, ortaokul ve lisede sınıf arkadaşımdı. Yaklaşık 38 yıl önce üniversite tahsili için İstanbul’a gitti. Ara ara görüşürdük ama sonra bağımız koptu.
Adıyaman Milletvekili aday adayı olunca, Besni’de bir arkadaşımın ısrarı ve Kurt’un telefon numarası vermesiyle “Hayırlı olsun” telefonumla tekrar diyaloğa geçtik.
Resul Kurt, milletvekili olduktan sonra İstanbul’da bir arkadaşıma, ateş püskürdüğü ama yan yana geldiğinde saygıda kusur etmediği! eski bir vekilin “Adamı” olduğumu söylemesiyle bağımız yeniden koptu.
Kendisine, iş yerime ziyaretime geldiğinde, samimi bir uyarıda bulunmuştum. Bu samimi uyarıyı makam sahibi olan bütün dostlara söylerim, “Size kim ne anlatırsa anlatsın mutlaka 2-3 kişiye daha bu konuyu teyit edin. Sizden önce ki seçilmişlerinde en büyük hatası budur.” derim.
Tamda dediğim konuda “Kim ne derse desin sen benim 40 yıllık tanıdığım, arkadaşımsın” dediği kişiyi, birilerinin adamı olmak gibi basit bir yakıştırmayı size hiç yakıştıramadım.
Uzun süredir hakkımda dedikodular yaparak, iftira atmaya devam ettiğinizi görüyorum. Daha öncede söylemiştim; “Gazi Meclis, dedikodu yapılacak makam değil. TBMM, temsil edilen vatandaşın sorunlarının çözüme kavuşturulması için var. Herkesin olduğu gibi sizin hakkınızda da çarşıda-pazarda konuşuluyor. İspatsız, delilsiz, iftiralarla hareket ederseniz sıradan insanlardan ne farkınız kalır?” demiştim hala aynı yolda yürüyorsunuz.
Sosyal medyada bir mahlas hesabı, benimle ilişkilendiriyorsun ama daha öncede de yazdım, söyledim, “HİÇBİR SOSYAL MEDYA ALANINDA MAHLAS HESABIM VE BAĞIM YOK.”
Adıyaman kamuoyu huzurunda bir kez daha ifade ediyorum. İkili konuşmalarda daha ağır ifadeler kullanıyorum. Hakkımda konuşup ispat etmeyen en büyük müfteri, yalancı, dedikoducudur!
Görüştüğümüz dönemde söz konusu mahlas hesabın, eski bir milletvekiline yakın kişilerce yönetildiğini bizzat siz söylemiştiniz. Madem bu milletin vekilisin, hesabın arkasındaki kişileri neden ortaya çıkarmıyorsun?
Yalanın, iftiranın dinen de ahlaken de çok büyük günah olduğunu çok iyi biliyoruz. Hep söylerim, “Allah’tan korkarım bir gün hesap günü var, kul hakkı var.”
Adıyaman 1954’de il oldu, 71 yılda yüzlerce vekili TBMM’ye gönderdi. Ne yazık ki Adıyaman halkı, nezdinde temsil sorumluluğunuzu yerine getirmediğiniz, çok net bir şekilde en tartışılan maalesef isim sizsiniz.
Kırgınlıklar, kavgalar, kopuşlar, parti içi teşkilatlarla sorunlar, vekil arkadaşlarınızla yaşanan gerilimler. STK temsilcileriyle kopuk ilişkiler. Yerel basınla yaşanan gerginlikler, muhtarlar ve esnaflarla iletişim problemleri ve daha nicesi…
Bir milletvekili; birleştirici olmalı, kapsayıcı olmalı. Ne yazık ki şu an geldiğiniz noktada, birçok kesimle aranızda görünür bir mesafe oluşmuş durumda.
- Bir Vekil, Bir Şehir, Bir Hayal Kırıklığı
Geçtiğimiz günlerde bir araştırma şirketi, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde en beğenilen milletvekillerini açıklamış. Siz de bu listede yer almışsınız. Açıkçası bu sonucun Adıyaman kamuoyunda nasıl karşılandığını siz de biliyorsunuz. Ankette belirtilen “aktif rol”, “temas”, “çözüm odaklılık” gibi başlıklar, bizim sahada pek şahit olamadığımız şeyler. Siz bu memleketin hayal kırıklığısınız.
Evet, seçim öncesinde Adıyaman’a yatırım sözü veren girişimcilerden söz ettiniz. Aradan geçen zamanda gerçekleşen ise yalnızca birkaç sembolik yardım ve sınırlı sosyal destek oldu. Bu katkılar sağda solda anlatıldığı kadar da büyük değildi. Hele hele dağıtılan 750 çocuk montunun anlatılması kamuoyunda çok şık karşılanmadı.
ASKON Adıyaman Şube Başkanlığı genel seçimler öncesi üyelerin, milletvekili adayı Resul Kurt onuruna ASKON Genel Başkanı ve Yönetiminin katılımı ile verdiği yemeğe diğer adayların davet edilmesini engellemeniz; birlikte değil, yalnız hareket ettiğinizin ve “bencil” olduğunuzun bir göstergesi.
Yine ASKON Genel Başkanıyla esnaf ziyaretinde “AK Parti Adıyaman’da yerle bir olmuştu, ben geldim topladım” dediğin yerde Genel Başkanın, Adıyamanlı esnafa Resul Bey Adıyaman Milletvekili adayımız diye sizi tanıtıyordu.
Genel seçimlere bir şey kalmadı, bırakın dedikoduyu, iftira atmayı da depremle yerle bir olmuş Adıyaman’a gider ayak faydalı bir hizmet yapın. Kimseye kalmayan o makam size de kalmayacak. Bu tempoyla giderseniz, unutulan vekiller arasına yerinizi alacaksınız.
Son söz olarak, Ben Muzaffer Akif Beyaz’ım. Kimseye mahlas hesaplarla sallayacak bir karakterim olmadı, olmaz. Duruşumla, saygımla anılırım. Aynaya baktığımda utanacağım değil; hayatımın her anında arkasında duracağım bir çizgim oldu.
Size düşen; kırgınlık yaratmak değil, hizmet üretmek. Yerle yeksan olmuş Adıyaman’a layık olmaya çalışın!
