Dün “Eyvah!” Dediğin Resul Kurt’un Bugün Hukukunu Savunuyorsun?

1
2477

Yeni nesil beni tanımayabilir. Ben, “Akif Hoca” olarak bilinen Muzaffer Akif Beyaz. 42 yıldır Adıyaman basınının, 40 yıldır da Adıyaman spor camiasının içinde memleketime hizmet ediyorum.

Türkiye profesyonel liglerinde futbol hakemliği yaptım. Görev aldığım stadyumlarda ve naklen yayınlanan karşılaşmalarda “Adıyaman” isminin gururla anons edilmesine vesile olarak ilimizin tanıtımına katkı sundum. Hakemlik kariyerimi ise Türkiye ile Ukrayna U17 Millî Takımları arasında oynanan karşılaşmayla noktaladım.

Gazetecilik hayatım boyunca da özellikle özel haberlerle Adıyaman’ın sorunlarını gündeme taşıyarak çözümüne katkı sunmaya çalıştım, çalışıyorum.

Buna karşılık, kimliğinde sadece “doğum yeri Adıyaman” yazmaktan başka memleketle bağı kalmayan, milletvekili listesine paraşütle girmek dışında Adıyaman’a kayda değer bir katkısı bulunmayan eski bir milletvekili, bugün bütün işini gücünü bırakmış benimle uğraşıyor.

Bu isim, eski Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner.

Sebep ise çok basit: Kendisini eleştiriyor olmam.

Öncelikle ben bu memleketin bir evladıyım. Ayrıca 42 yıldır da gazetecilik yapıyorum. Eleştirmek hem vatandaş olarak hem de gazeteci olarak en doğal hakkımdır.

Üstelik siz de yıllarca gazetecilik yapmış, kamuoyunun “duayen gazeteci” olarak tanıdığı bir isimsiniz. Programlarınızda en sert eleştirileri yapmaktan çekinmediniz. O halde eleştiriye en çok sizin tahammül göstermeniz gerekmez mi?

Çünkü eleştiri, demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından biridir.

Mehmet Metiner’i 2005 yılından beri yakından tanıyorum.

Milletvekili olmadan önce Adıyaman’a her gelişinde arkadaşlarımızla birlikte kendisini misafir eder, harfane geceleri düzenlerdik.

Ancak milletvekili olduktan sonra eski dostlarının yerini yeni çevresi aldı. Havaalanındaki bir karşılama sırasında bunu açıkça görünce, seçimlere aylar kala kendisiyle yollarımı ayırdım. Bunu o dönemde birlikte olduğumuz herkes bilir.

Bununla ilgili anlatılacak çok olay, konuşulacak çok detay var. Ancak onlar bugünün konusu değil.

Geçtiğimiz günlerde Ankara’da TBMM’de Adıyaman milletvekillerimizi ziyaret ettik. Resul Kurt dışında diğer milletvekillerimizle de görüştük ve ziyaret sonunda hatıra fotoğrafı çektirdik.

Anlaşılan bu durum, Mehmet Metiner’i ve çevresindeki bazı isimleri oldukça rahatsız etmiş.

Doğrusu merak ediyorum…

Benim, her Adıyamanlı gibi milletvekillerimi ziyaret etmem ve onlarla fotoğraf çektirmem sizi neden bu kadar rahatsız etti?

Rahmetli Sırrı Süreyya Önder’in meşhur sözü aklıma geliyor:

“Sen bu ülkenin sahibi misin? Zillullah-ı fil âlem misin? Nizamülmülk müsün? Nesin sen?”

Her şeye müdahil olma gayretinin sebebi nedir?

Üstelik Ağrı eski Belediye Başkanı Savcı Sayan’ın da ifade ettiği gibi, “Her dönemde kendine yeni bir rol ve misyon biçen” Mehmet Metiner’in, bu ziyaret nedeniyle Adıyaman milletvekillerini tek tek arayarak rahatsızlığını dile getirdiği söyleniyor.

Bu tavrı hangi hakla sergilediğini gerçekten anlamakta zorlanıyorum.

Adıyaman Milletvekili Resul Kurt’un sizin korumanıza ihtiyacı olduğunu düşünmüyorum.

Kendisi zaten gerektiğinde rahatsızlıklarını bizzat dile getirebilecek bir siyasetçi.

Fakat burada insanın aklına şu soru geliyor:

Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?

  • “EYVAH!” Dediğin kişinin hakkını savunmak sana mı kaldı?

Çünkü Gazeteci Hadi Özışık’ın “Hadi Başlayalım” YouTube kanalında Adıyaman Milletvekili Resul Kurt hakkında, kavgada dahi söylenmeyecek ve hala hafızalardaki aşağıdaki sözleri söyleyen siz değil miydiniz?

*”Milletvekili aday listesi açıklandığında; ‘Eyvah!’ demiştim. Birinci sıradaki adayı gördüğüm anda ‘Eyvah’ demiştim.” Yani AK Parti’yi Adıyaman’da bunlar temsil edeceklerse “Eyvah!” demiştim.”

Ardından;

“Navigasyonla bile Adıyaman’ın yolunu bulamayacak bir insan.” ifadesini kullandınız.

Yetmedi;

“Yıllar yılı İstanbul’da yaşamış. Deprem olduğunda Adıyaman’a uğramamış. Adıyaman’ın derdiyle dertlenmemiş. Millette karşılığı olmayan bir insanı getiriyorsunuz, liste başı yapıyorsunuz. Bir diğerini hiç kimsenin tanımadığı bir insan.”

dediniz.

Hatta;

“Ben görmedim, Adıyamanlılar da görmedi.”

ifadelerini kullandınız.

Bunların tamamı kamuoyunun önünde söylenmiş sözlerdir.

Şimdi sormak gerekiyor:

Dün “Eyvah” dediğiniz, “navigasyonla Adıyaman’ı bulamaz” dediğiniz Resul Kurt’un hukukunu, bugün Muzaffer Akif Beyaz diğer milletvekillerini ziyaret etti diye mi savunmaya başladınız?

Eğer insanların hukukunu korumak sizin görevinizse, Resul Kurt’u aday gösteren AK Parti’ye o gün neden aynı hassasiyeti göstermediniz?

Madem “bir bildikleri vardır” denilebilirdi, neden o gün bu kadar ağır ifadeler kullandınız?

Siz Adıyaman ve İstanbul milletvekili olarak iki dönem TBMM’de görev yaptınız.

Bugün geriye dönüp baktığımızda Kahta’ya ne kazandırdınız?

Adıyaman’a hangi kalıcı hizmeti bıraktınız?

Bugün “Bu eser Mehmet Metiner’in girişimiyle memlekete kazandırıldı.” diyebileceğimiz hangi yatırım var?

Takdiri elbette millet yapacaktır.

Milletvekili olmak da bir nasip işidir.

Ancak siyasette zamanı geldiğinde kenara çekilmeyi bilmek de ayrı bir erdemdir.

Bırakın artık Adıyaman’ı da Kahta’yı da yeni nesil siyasetçiler yönetsin.

Ben, rızkın da ömrün de yalnızca Allah’ın takdiriyle olduğuna inanan bir insanım.

Allah’tan başka hiç kimseden korkmam.

Mehmet Metiner’den de korkmam.

Allah neyi murat ederse o olur.

Gerisi lafügüzaftır.

1 Yorum

  1. Allah doğru olanlarla beraberdir sizin memleketi için ne kadar çaba sarf ettiğini çok iyi bilenlerdenim.Eminim adıyaman halkı da her şeyi çok iyi görüyor ve biliyordur.Emeklerinize sağlık.Kaleminiz her zaman dogruyu yazsın ve yolunuz hep açık olsun…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz