AFAD Müdürü ne iş yapar?

0
541

Asrın felaketi sonrasında her şeyimizi kaybettik. Anamız, babamız, kardeşimiz, bacımız, dedemiz, ninemizi, torunumuz, eşimiz, dostumuz hepimizden bir şeyler gitti.

Bu kadar büyük kayıpların yanında insanların yıllardır edindiği birikimleri, malları, mülkleri saniyeler içerisinde yok oldu.

“Allah’tan gelen baş göz üstüne” diyerek ayağı kalkmaya çalışıyoruz ama hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.

“Ümitsizlik kafir sözüdür, bize ümit yakışır” deyip mücadeleye devam edeceğiz.

Hepimiz komadayız, ağır yaralıyız, psikolojimiz yerle bir ağır travma içerisindeyiz. Kısacası hepimizin bildiği gibi iyi değiliz. Ne olacağımızı, nasıl olacağını da bilmiyoruz ama her şeye rağmen zor olsa da ayağı kalkmaya çalışıyoruz.

Bir ton zorlukla uğraşırken hayatı kolaylaştırması gereken bazı kurumlar, vatandaşa resmen kan kusturup işkence yapıyor.

Kamu kurumlarında depremle birlikte anlayış değişti. Olmaması için hiçbir engel bulunmayan işler bile yapılmıyor.

Millete derman olmak yerine “sistem” denilerek vatandaşa kapı gösteriliyor, sorumluluğundaki işlerde bile başından atılıyor.

Vatandaş defalarca gitmesine rağmen muhatap bulmakta zorluk çekiyor, yerinde olmayan personel ne zaman giderseniz gidin bitmeyen “toplantıda” oluyor.

Bu kurumların başını depremin ardından en fazla kapısı aşındırılan, uzun adı İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, kısaltmasına alışkın olduğumuz AFAD.

Doğal afetlere hazırlıklı olması gereken, canımızı kurtarmayı sevk ve idare edecek kurum AFAD maalesef depremin yerle bir ettiği kurumların en başında geliyor.

Depremde AFAD’ın yanlışını, hatalarını konuşmaya kalksak aylar yıllar sürer.

Olan oldu bari deprem sonrası bu milletin elinde tutun ayağa kalkmasına yardım edin ama nerde?

Vatandaşlar, koskoca kurumda sorunlarını anlatacağı muhatap bulamıyor. Konteyner talebinin sonucunu öğrenmek istiyor ama ilgili görevli odasında yok, ya telefona cevap vermiyor yada telefon kapalı.

AFAD İl Müdürü İshak Cindioğlu’da bitmez tükenmez enerjisiyle maşallah sürekli toplantıda, telefona cevap vermez, mesajlara cevap verme zahmetinde bile bulunmaz.

Bizzat kendim defalarca aradım, cevap vermedi. 25 Eylül’de sonu XX02 ile biten telefonuna attığım mesajda “Müdürüm günlerdir personelinize ve size ulaşamıyoruz bir zahmet dönerseniz sevinirim” diye attığım mesajın üzerinden 18 gün geçmesine rağmen hala bir yanıt alamadım.

Müdür Bey; sizler o deri koltuklara oturup gelen misafirlerinize VİP ikramlarda bulunup fotoğraf çektirmek için değil “Kenar-ı Diclede bir kurt kapsa koyunu, Gelir de adl-i ilâhi Ömer’den sorar onu” anlayışıyla millete hizmet için oradasınız.

Vatandaşı dinleyip, kendi kurumunuzun yetkileri dahilinde sorunları çözün diye çoluk çocuğunuzun rızkı için o koltukta oturuyorsunuz.

Kanunlar, genelgeler ve vicdan “Her vatandaşa eşit mesafede” olmanızı söylüyor ama maalesef güçlü işini halederken fakir fukaraya kapı duvar! Zahmet edip cevap verirseniz vatandaş sorunlarını anlatacak.

Son olarak kapınıza koyduğunuz TYP’li gelen gidene “Müdür bey yok, toplantıda”
diyor.

Yazık günah değil mi? Vatandaş o kadar sıkıntının içinde birde sizle mi uğraşsın?

Ya göreviniz yapın ya da bırakın gidin!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz