PAYLAŞ

İspat Etmezsen En Büyük Müfteri sensin Sami Işık
Uzun zamandır gazetemizde, Adıyaman İl Özel idaresi Genel Sekreteri Sami Işık’ın kanun- kural tanımadan, keyfi hareket ederek,devletin kendisine verdiği yetkiyi ile kendine yakın olmayanlardan intikam aldığını yazıyoruz.
Yazılanlara belgeleriyle cevap vermesi beklenen, haklarındaki usulsüzlükleri çürütemeyenlerin genelde izlediği yol hep aynıdır. Gerçekleri yazıp birilerini eleştirirsen “Şunu istedi, bunu istedi, vermediğim için hakkımda yazıyorlar” diye YALAN söylerler.
İşte, hakkındaki iddiaları çürütemeyen Işık da aynı yolu izledi.
Yaklaşık 2 yıldır kendisiyle konuşmadığımı hem telefon kayıtlarımla hem de bizleri tanıyanların beyanlarıyla ispatlayabileceğim Sami Işık, sağda solda kendisinden ihale istediğimi alamayınca da iftira attığımı söylüyor.
Bir defa aradığımda, “Benden dolayı kardeşime haksızlık yapıyorsun” dedim, bir defa da Milletvekili Ahmet Aydın’ın “Ben görüştüm, Sami seni bekliyor git” dediği için makamına gittim ama kendisi yoktu.
Sami Işık’a “Ahmet bey aradı, seninle görüşmemi söyledi. Geldim yerinde yoksun” diye mesaj attım. Kendisi de “İl dışındayım müdüre talimat verdim, (kurumda olan bir alacağımdan dolayı)Ödeme yapacaklar” dedi. Bunların dışında ne görüştüm ne de konuştum.
“İşgal ettiğin koltuktan kalkacak mısın?”
Sami Işık, sağda solda “İhale istedi, vermedim. Onun için aleyhimde yazıyor” diye önüne gelene söylüyor amaSami Işık’ın unuttuğu bir şey var bu gömlek bize olmaz. Allah’a şükür yüzümüz ak, anlımız açık. Bu çamur bize yapışmaz, başka iftiralarla gel!
Söylediklerini ispat etmesen en büyük müfterisin Sami Işık! Nerede, ne zaman, hangi ihaleyi istemişiz? Bunları söylemezsen bu dünya da ve öbür dünyada da iki elim yakanda olacak.
Milletvekilleri Ahmet Aydın ve Halil Fırat, AK Parti İl Başkası Mehmet Dağtekin, AGAD Başkanı İbrahim Aslan ve daha yüzlerce isim Allah’a şükür neden yazdığımı çok iyi biliyorlar. İhale istemediğimi biliyorlar.
Olaylara şahit olan başta milletvekilleri ve diğer isimler ellerini vicdanlarına koysunlar çıkıp “Akif Beyaz ihale almadı diye bunları yazıyor” desinler, bu memleketi hemen terk etmezsem benden şerefsiz, haysiyetsiz adam yoktur. Eğer bunu demezlerse sen müfteri biri olarak işgal ettiğin koltuktan kalkacak mısın?
Kardeşim senden önce de Adıyaman’da çeşitli kamu kurumlarında yüzlerce iş yaptı. Ben “cahil bir lise mezunu” olarak biliyorum ki Kamu İhale Kanunu ile yapılan kapalı zarf usulü ihalelere kimse müdahale edemez, kimse de kimseye ihale veremez. İhaleye girmek için onlarca şartın haiz olması gerekiyor. Yoksa bizim bilmediğimiz bir şeyler mi var? Özel İdare Genel Sekreteri keyfine göre ihalemi veriyor?
Senden ihale istemediğimi, kardeşime yaptığın haksızlık, hukuksuzluk ve kardeşimin hakkı olan parayı 1,5 yıldır vermediğini bilmeyen yok. “Alacakları yok” diyorsun, peki o zaman Ahmet Aydın aradığında müdürüne neden ‘ödeme yapın’ talimatı verdin ve neden daha sonra vazgeçtin?
Araya giren bir abimize ‘’Gazetesinde Ahmet Aydın’dan özür dilesin parasını vereceğiz’’ diyen sen değil miydin?
Sami Işık, Allah ocağına bağışlasın iki çocuğun var, Kur’an-ı Kerime el basıp ve çocuklarının üzerine yemin eder misin bize haksızlık etmediğini. Sen yemin et, bende bütün Adıyaman’ın huzurunda söz veriyorum kapatacağım.
Yine; (Tabi kutsalın varsa)kutsal kitabımız olan Kur’an-ı Kerime el basıp ve çocukların üzerine yemin ederek, “Sizden intikam almak için haksız olarak kardeşinin aldığı ihaleyi feshettirmedim, kardeşinin tesisine 31.000 TL ceza kestirtmedim, kardeşinin kurumda olan 27 000+KDV alacağını verdirtmedim” dersen, söz her şeyden vazgeçeceğim.
Bu arada feshettiğin işimizden dolayı “Neden yargıya gitmiyorlar” demişsin ya, Kurumla ilgin olmadığı için, valilik makamında yatıp kalktığından 8 aydır Ankara’da devam eden mahkemeden bihabersin!
Bunları açıklamazsan en büyük müfterisin
Daha önce yaptığımız haberlerle ilgili, CİMER’e 14 Kasım 2018’de, İçişleri Bakanlığına 5 Kasım 2018’de, Adıyaman Valiliğine 9 Kasım 2018’de ve 29 Kasım 2018’de de Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyette bulundum.
Adıyaman Valiliği, 25 Ocak 2019’da “Herhangi bir kusur ya da ihmalin bulunmadığını, iddiaların sübuta ermediğini” ifade ederek konuyu kapattığını belirten yazıyı gönderdi.
Arkasında siyasi güç olduğu için “güçlü olan haklı olur” mantığıyla Sami Işık’ın ve kendilerinin zarar görmemesi için ısmarlama bir araştırma yaptırıldığı çok net anlaşılıyor. Işık hakkındaki usulsüzlükleri yazmaya başladığımda, çevremdeki dostlarıma, arkadaşlarıma “Bunları yazıyorum, belgeleri ortaya koyuyorum ama bir şey çıkmayacak. Sami Işık görevine devam edecek.” dedim. Öyle de oldu.
Haberlerimizin arkasındayız
Yaptığım haberlerin arkasındayım ve her satırını ispatlamaya hazırım. Önce yüce Türk mahkemelerin de ardından da mahkeme-i kübrada, Allah’ın huzurunda hesaplaşmaya hazırım.
Yaptığımız haberlerden 2 ay sonra Sami Işık, hakkımda suç duyurusunda bulunmuş. Sosyal medya hesaplarımdaki isminin bile geçmediği paylaşımlarımdan dolayı iftira attığımı öne sürerek şikâyetçi olmuş ama nedense söz konusu haberler için tek bir kelime bile etmemiş.
Işık’ın haberleri unuttuğunu varsayarak tekrar hatırlatalım.
Gazetemizin 112. sayısında “Devlet Tasarrufta O İsrafta” ve “Gündüz ayır Gece ayrı Makam Aracı” başlıklı haberler, 113. sayısında “Bu İddiaları Kim Araştıracak” haberimizde “Varan 1”de Özel İdare Destek Hizmetleri Müdürlüğünün yüzlerce doğrudan teminleri genelde aynı firmalara verdiğini, “Varan 2”de de Özel İdare’de iddialara göre “İmtiyazlı Grup” olduğunu ve bu kişilerin yaz kış fazla mesai alındığı söyledik. Gazetemizin115. Sayısında “İl Özel İdaresinde Büyük Yolsuzluk İddiası”haberinde Göksu Çayında bulunan Kilitli Taş Üretim Tesislerinde üretilen taşların malzemeli olarak yüklenici firma tarafından yapılması gereken köye devletin ürettiği taşların gittiğini yazdık görüntüleri yayınladık. 116. Sayısında “Vekil Destek Olunca, Skandallar Peş Peşe” haberimizde “Skandal 3” Kilitli Taş Üretim Tesislerinde kullanılan forkliftin fahiş bir rakamla kiralandığını yazdık.
Haberlerimizin fotoğraflı, görüntülü ve belgeli olmasına rağmen ne Işık’tan ne de MERT, VİCDANLIve ADALETLİ bir kuldan cevap gelmedi.
Forklift haberimiz sonrası lütuf buyurdular ve 1,5 yıldır doğrudan temin yoluyla kiralanan araç, 11 Şubat’ta açık ihaleyle kiralanmak için ihaleye çıkıldı.
Gerçeklerin ortaya çıkmasını istiyorsan, iddialara cevap ver
Sosyal medya hesaplarımda ismi dahi geçmeyen paylaşımlardan dolayı hakkımda 2 defa suç duyurusunda bulunan Sami Işık dilekçesinde, “Muzaffer Akif Beyaz, lise mezunu olup her hangi bir kurumun iş ve işlemlerinin nasıl yürütüldüğü hakkında bilgi ve donanıma sahip değil” diye değerlendirmede bulunmuş.
Bu konuda Işık’a sorularım olacak ama yine sessiz kalacağını biliyorum.
Avukatsın, kaç yıldır Genel Sekreter Yardımcısı ve Genel Sekreter olarak hakkında yapılan haberlere, emrindeki bir müdür imzasıyla nasıl belge istersin?
Ben “cahil bir lise mezunu” olarak biliyorum ki hakkında yapılacak bir soruşturmayı seninle makam olarak eş değer olan bir daire başkanı veya vali yardımcısı yapabilir. Ama sen üniversite mezunu olarak bunu bilmeden emrindeki müdürle imzalı yazı gönderdin.
“Soruşturma yapacağım, belge bilgileri tarafımıza gönderin” diyorsun ama çok iyi biliyoruz ki bu işi sadece “Etrafına bakınız belge istedim, vermediler.” demek için yaptın.
Gerçeklerin net bir şekilde ortaya çıkmasını istiyorsan, hakkındaki iddialara belgelerle cevap ver. Hatta haberi yazan gazete ve diğer gazetecileri çağır belgeleri ortaya koy. Onların yüzüne daha hangi belgeleri istiyorsun diye haykır!
Yine, ben “cahil bir lise mezunu” olarak biliyorum ki ihalede alınan bir işin bitirilme ihtimali bulunmuyorsa feshedilmesi ve süresinde bitirilmemişse kalan süre cezalı çalışması gerekiyor.
Ama üniversite mezunu olarak bunları bilmediğin için dilekçende bunlardan bahsetmemişsin.
Yine, ben “cahil bir lise mezunu” olarak biliyorum ki birini suçlayacaksan elinde kanıtın, belgen olacak.
Millete kendini güldürüyorsun
Bir avukat olarak “Akif Beyaz’ın cep telefon kayıtları ve MOBESE kayıtları incelendiğinde sürekli olarak kimlerle irtibatlı oldukları net olarak tespit edilecektir. Bu şahıslar hakkında da şikâyetçiyim.” diyerek millete kendini güldürüyorsun.
Allah aşkına milleti fazla güldürme, birileriyle telefonda konuşmak, gezmek ne zamandır suç oldu? Benimle veya görüştüğüm kişilerle ilgili elinde bir belgen, kanıtın varsa git ve şikâyette bulun!
Ya da cesaretiniz varsa şöyle yapalım ben son 1,5 yıllık telefon görüşmelerimi çıkartayım. Sen ve kardeşin Bilal Işık da son 1,5 yıllık telefon görüşmelerinizi çıkartın.
Kimin kimlerle görüştüğüne hep birlikte bakalım? Hangimiz kanun dışı ne iş yapmışız? Siz Işık kardeşler olarak kiminle? Hangi müteahhitlerle kaç defa görüşmüşsünüz ortaya çıkaralım.
Sami Işık’ın odasının girişindeki güvenlik kamerasına bakıldığında 1,5 yılda “imtiyaz sahibi” hangi müteahhit kaç defa girmiş, diğer müteahhitler kaç defa girmiş ortaya çıkacaktır. Yazdım diye kamerayı bozma ha! Gerçi “imtiyaz sahibimüteahhitti bilmeyen yok’’
“İmtiyaz sahibi” müteahhide sağlanan ayrıcalıktan sonra kurumda müdürler ve personel neredeyse müteahhidi görünce ceketlerini ilikliyorlar.
Sami Işık sana bir tavsiyede bulunayım mı? Bencil davranma, yalan söyleme, kibirle bir yere varamazsın. Nefsinin kölesi olmuş yanlışlar içeresindesin. Bu tutum ve davranışlarının ne sana ne de topluma bir yararı olmaz. Ve şunu da unutma ki, Allah haksızlığı yarına bırakır ama asla yanına bırakmaz.