PAYLAŞ

Ahmet Aydın’ın dikkatine…

Aylardır yazıyorum, çiziyorum, anlatmaya çalışıyorum.

Lafımı gevelemiyorum, yuvarlak cümlelerle de anlaşılmaz bir tutumda sergilemiyorum.

Bu arada ben dik bir duruş sergiliyorum, haklı bir mücadele veriyorum, amacım güce karşı kahraman olmak değil, hakkı savunmak.

Diyorum ki; Adıyaman İl Özel idaresinde, Genel Sekreter Sami Işık kanun- kural tanımıyor,

Keyfi hareket ediyor- geçmişten intikam alıyor,

İnsanlara zülüm ediyor.

Peki, bu gücü kimden alıyor?

Tabi ki Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın’dan aldığını hepimiz biliyoruz.

Eğer yanılıyorsam Sn. Ahmet Aydın çıkıp bir açıklama yapsın, benimle birlikte bütün Adıyaman’ı aydınlatsın.

Şimdi; Sn. Ahmet Aydın’a bazı sorular sormak istiyorum, yapacağı açıklamayı da bu sütünler de çarşaf çarşaf yayınlayacağıma söz veriyorum.

Ahmet Aydın’a soru-YORUM…

Sn. Ahmet Aydın;

*Her yerde en iyi ve en çok çalışan bürokratım diyerek övdüğün, yere-göğe sığdıramadığın İl Özel İdaresi eski Genel Sekreteri Kenan Doğan’ı ne oldu da, ya da hangi özel nedenlerden dolayı görevden aldırarak başka göreve göndermek için zorladınız? O da kendi isteğiyle emekliye ayrıldı.

*Kenan Doğan’dan boşalan İl Özel İdaresi Genel Sekreterlik görevine Adıyaman’da yediden – yetmişe her kesimden insanların karşı çıkmasına rağmen Genel Sekreterlik görevine Sami Işık’ı neden getirdiniz?

*Adıyaman’da her kesimden insanların ve özelikle bir yakınızın sosyal-medyadaki manifesto gibi açıklamasında da ifade ettiği “Bundan Genel Sekreter olmaz” tutumuna karşın, siz; ‘’Sami Işık’a söz verdim, sözümü yemem” dediniz mi, demediniz mi?

*Eğer, Sami Işık’a böyle bir sözünüz varsa, Neye, karşın, ne sözü verdiniz?

*Dönemin Adıyaman Valisi Abdullah Erin, Belediye Başkanı Hüsrev Kutlu ve diğer hatırı sayılı kişilerin çabalarına rağmen sizi bu karardan vazgeçirtemeyen sebep neydi?

Şimdi gel-gelelim meselenin Özü’ne

Yukarıda ifade etmeye çalıştığım, her kesimden biri de Adıyaman sevdalısı bir vatandaş da bendim. Sn. Ahmet Aydın’a ‘’Mevcut Genel Sekreteri görevden alabilirsiniz ama gelecek isim Sami Işık olmamalı. Özel İdare, en ciddi kurum bilgi birikim deneyim ister. Sami Işık’ı bu göreve getirirseniz millet Ahmet Aydın‘a küfür eder’’ dedim ama nafile, Sn. Aydın; karar vermişti ve bu kararla Ahmet Aydın bütün Adıyaman’ı karşısına almıştı.

Ahmet Aydın’dan aldığı destekle ‘’Sami Işık’tan Genel Sekreter olmaz‘’ dediğim için Özel İdarede iş yapan müteahhit olan kardeşim üzerinden benimle uğraşması oldu.

Sami Işık Beşpınar mesire alanında rahmetli annemizin hatırına Beşpınar’da yaptırdığımız çeşmeyi yıktırma talimatı verdi. Işık, dönemin Valisi Abdullah Erin’in konuya müdahil olması üzerine geri adım attı. Sn. Ahmet Aydın size de konu ile ilgili bilgi vermiştim. Ancak; Vali Erin’in tayininin çıkmasından sonra Sami Işık ertelediği intikam adımlarını atarak ailemize karşı kanun-kural tanımaz bir şekle dönüştü.

Eski vali Nurullah Naci Kalkancı’yı yalan yanlış bilgilerle yönlendiren ve bunda da başarılı olan Sami Işık, her fırsatta şahsıma ve kurumda hesabına gelmeyen bürokratlara kin kusmaya devam etti.

Kurumunda ki devletin müdürlerine ‘’Bunlar Kenan Doğan’ın adamı’’ diyerek ya görevden aldı, ya da kurum değişmeye zorladı. Yılların tecrübeli müdürleri Sami Işık’ın kin ve nefretine kurban gitti. Mühendislerin başına ise tecrübesiz teknikerler getirdi. Bütün mühendislerin yerleri değiştirildi.

Müteahhitlik yapan kardeşimin Beşpınar da yaptığı işten dolayı kalan alacağını verdirmeyen Işık, daha sonra yapacağı iş için de başvurduğumuz ruhsat müracaatını zorluk çıkarmadı diye görevli memur hakkında soruşturma başlattı. Söz konusu memur da baskıya dayanamayarak bir referans bulup Malatya Büyükşehir Belediyesine tayin oldu.

Sami Işık, kardeşimin yaptığı bütün işlerde kılı kırk yardı. Sami Işık’ın artık tek işi vardı, şahsıma olan kinini kardeşimden intikam alarak kusuyordu.

Kardeşimin taşınmak için söktüğü tesisine 32 bin lira ceza kestiren Sami Işık utanmadan konudan haberi bile olmayan bazı şahısların adını vererek, “Onlar şikâyet etti” diyerek bizi birileri ile düşman etmek istedi.

Sami Işık, kanunsuz kuralsız verdiği talimatla kardeşimin aldığı ve devam eden işini fes ettirdi. Işık’ın bununla da yüreği soğumadı, Kardeşime ait olan şirketin 2 yıl ihalelerden yasaklı olması için İçişleri Bakanlığına yazdığı yazı yazdı. Bakanlık 1 yıl ceza verdi.

Bu konuda haksız fesih için Ankara’da açılan dava devam etmektedir.

Şimdi’ de Sami Işık’a bir Sorum olacak…

Özel İdarede Genel sekreter yardımcılığı ve Genel sekreter olduğun günden bu kaç ihale iptal edildi?

İstersen ben cevap verim, tek kardeşimin işi iken geçen hafta kardeşimin eski ortağının işini de fes ettin başka iş yok.

Kardeşimin Özel İdarede yaptığı işten dolayı alacağını vermeyen Sami Işık, Ahmet Aydın’ın talimatı sonrasında ilgili müdüre talimat vererek, “Ödeme konusunda yardımcı olun” dedi.

İlgili Müdür, alacağımızı yapımı devam eden bir işimize ekleyecekti. Daha sonra Sami Işık yapmakta olduğumuz işimizi kanunsuz fes edince alacağımızı ödemediler

Sn. Ahmet Aydın, Her ne kadar, “Sami Işık sizi kandırıyor, elimizde belgelerimiz var, bu konularda başka kurumlardan da bilgi alın” dememe rağmen neden konuyu araştırmadınız?

 

Sn. Ahmet Aydın, Eğer alacağımız yoksa siz devreye girince Sami Işık ilgili müdüre neden ödeme yapılsın talimat verdi?

Daha sonra size “Alacağımız verilmedi” dediğimde ‘’Sami Işık alacakları yok diyor, ben ne yapabilirim” dediniz.

Sn. Ahmet Aydın; Gözünü kan bürümüş, onun-bunun ekmeğiyle oynamaktan başka düşüncesi olmayan adamları makam sahibi yapıp, beceriksiz Genel Sekreterin görevden almak yerine gazetecilere “Sami Işık üzerine oyun oynanıyor, destek verin” demekten neden geri kalmadınız?

Meclis Başkan Vekili olduğunuz dönemde oturumu yönetirken Sami Işık’ı mesajla şikâyet eden gazeteciye “Sami’ye destek olun, oyun oynanıyor’’ diye mesaj attınız mı, atmadınız mı?

Bana güçleri yetmeyen zavallılar, meselelerini benimle çözme yerine, kardeşimin işini bozmaya, ekmeğiyle oynamayı seçtiler.

“Gazete de Ahmet Aydın’dan özür dilesin alacağını verelim”

Sami Işık’ın kanunsuz-kuralsız, çiftliğe çevirdiği kurumda olup biteni yazmaya başlamadan önce araya giren ortak bir dostumuz benden habersiz olarak Sami Işıl’la görüşüyor.

Sami Işık’a “Adıyaman’da yaşıyorsunuz, yüz yüze bakıyorsunuz bu adamlara haksızlık yapmışsın. Böyle olmaz adamların alacağını vermelisin.” deyince, Sami Işık’ta “Gazetelerinde Ahmet Aydın’dan özür dilesin parasını veririz” demiş. Konu bana aktarılınca, “Kimseye haksızlık etmedim, Ahmet Aydın’dan neden özür dileyeyim” diyerek bunu kabul etmedim.

Sn. Ahmet Aydın; yaşanan bu gelişmeyi siz ve diğer milletvekillerine mesajla iletmeme rağmen ne yazık ki dönmediniz, gerçeklerle yüzleşmemek için olayın doğruluğunu bile sorgulamadınız.

Sn. Ahmet Aydın, her platformda, “Alacakları yok, ceza kanuni olarak kesildi, yaptıkları iş kanuni olarak feshedildi” diyen Bilal Işık ve Sami Işık kardeşler gazetemde “şahsınızdan” özür dilemem halinden alacağımızı verme teklifleri haklılığımızı ortaya koymuyor muydu?

Sn. Ahmet Aydın ilk gün de söyledim, şimdi yine söylüyorum, “SAMİ IŞIK’TAN GENEL SEKRETER OLMAZ” olmadı da. Aslında siz de çok iyi anladınız, Sami Işık genel sekreterlik yapamıyor.

1-Getirdiğiniz bir bürokratın başarısızlığını kabul edemiyorsunuz,

2-Kenan Doğan ile olan “özel” meseleniz,

3- Biz bu olayı dillendiriyoruz diye sizde oluşan kin ve nefret her şeyini önüne geçmiş.

Sn. Ahmet Aydın; Sami Işık daha koltuğa oturmadan kardeşi Bilal Işık’ın müteahhitleri aradığını söylememe rağmen oralı bile olmadınız. O günden beri biliyoruz ki Özel İdare’yi Sami- Bilal Işık kardeşler birlikte yönetiyor.

 

Liyakatsiz müdürleri atadığınız için kaybeden Adıyaman oldu, siz de çok büyük bedel ödediniz. AK Parti’nin 24 Haziran Genel seçimlerinde Adıyaman’da kayıp ettiği % 14 oyun faturası buna tepkiydi ve size kesildi.

Gazeteciler Cemiyeti’ne ziyaretinizde de herkesin içinde söyledim, “Korkmayın araştırın, eğer müdürünüz haklıysa arkasında durun yok haksızsa da görevden alın” dedim.

Ne mi oldu? Ben haklı çıktım, kaybeden Adıyaman oldu! Her zaman yaptığınız gibi çöpleri halının altına süpürmeyi tercih ettiniz.

Özel İdare Genel Sekreteri hakkında yaptığım haberlerin arkasındayım ve haberlerime o kadar güveniyorum ki, iki defa Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığına giderek suç duyurusunda bulundum. Şimdi soruyorum, haksız olsam bunu yapar mıydım?

Yukarıda anlattığım konunun aksini iddia ederlerse Ahmet Aydın’la her platformda canlı yayın dahi her yerde yüzleşmeye hazırım. İsterseniz Bilal Işık ve Sami Işık kardeşleri yanınıza alın gelin.

Daha öncede size ifade ettiğim ben size 3 soru soracağım, sizde bana ne kadar soru sorarsanız sorun bana hazırım.

Gerçeğin er geç ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır. / Erdal İnönü