1e08393b-2190-48f5-95a0-38b4af9ad40c

Erdoğan’ın, Usulsüz Ve Kanunsuz İş Yapan Bürokratlarla Mücadele Ederken
Vekillerin ‘Keyfekeder’ Tutumu!
Kendisine referans olan ve tüm yanlışlıklara rağmen, nevi şahıslarına münhasır vekiller adeta ‘dokunulmazlık’ zırhını göreve getirdikleri genel sekretere giydirmeye mi çalışıyorlar? Sorusunu akıllara getiriyor. Zira ortada ciddi bir sorunlar silsilesi yaşanıyorken devleti zarar uğratan iş ve işleyişlerin hüküm sürdüğü bir kurumla ilgili milletvekillerin araştırma gereği bile duymaması ilin siyasi acziyetini gözler önüne seriyor. İşin en ilginç tarafı ise gazetemizde yayımlanan haberlere rağmen milletvekillerinin söz konusu sekretere destek çıkması.
“Milletin vekili” olarak belgeli haberleri, ki iddia bazında da olsa ayrıntılı bir şekilde inceleyip araştırması gereken vekillerin görevi Genel Sekretere arka çıkmak değildir.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son dönemde bürokrasideki yanlışlıklara değinmesi ve bu konuda AK Partili siyasilerin hassas davranması gerektiğinin altını çizmesine rağmen uzun zamandır bilgi, belge ve görüntülerle gündeme getirdiğimiz İl Özel İdaresi Genel Sekreteri’nin skandal uygulamalarına karşı bugüne kadar onu bu koltuğa getiren milletvekiliadeta ‘keyfekeder’ bir tutum sergilenmesi kamuoyunu oldukça rahatsız ediyor.
Ancak Duruş Gazetesi olarak kamu yararı ve hakkını gözetme adına, gazetecilik etik değerleri çerçevesinde söz konusu skandalları gündeme getirmeye devam edeceğiz.
Çünkü gazeteciliği değerli kılan şey, kamu işlerinin gidişatı hakkında vatandaşları bilgilendirmek ve fikirlerin “serbest dolaşımı”na aracılık etmektir. Gazetecilik, ne bir tüpçü dükkânın dolu-boş değişimine benzer ne de bir terzi dükkanında yamalı elbiseleri onarmasına benzer. Yine ‘gazetecilik’ mesleğinin onuru gerçekten önemseniyorsa kamuoyunu birinci derecen ilgilendiren haberlerin özellikle de bir yanlış giden iş ve işleyişlerin gündeme getirilmesidir. İşte gazetemiz Duruş, bu onurun mücadelesini vererek söz konusu iddiaları gündeme getirmektedir.
Skandalları gündeme getirdiğimizden bu yana elimize geçen bilgi ve belgelerin bir kısmını yayımlayıp, bir kısmını da yetkili organlara teslim ettiğimiz haberler, Genel Sekreteri kendi tasarruflarıyla göreve getirmelerinden dolayı siyasi erkleri de birinci dereceden ilgilendirmektedir.
Kendisine referans olan ve tüm yanlışlıklara rağmen, nevi şahıslarına münhasır vekiller adeta ‘dokunulmazlık’ zırhını göreve getirdikleri genel sekretere giydirmeye mi çalışıyorlar? Sorusunu akıllara getiriyor. Zira ortada ciddi bir sorunlar silsilesi yaşanıyorken devleti zarar uğratan iş ve işleyişlerin hüküm sürdüğü bir kurumla ilgili milletvekillerin araştırma gereği bile duymaması ilin siyasi acziyetini gözler önüne seriyor. İşin en ilginç tarafı ise gazetemizde yayımlanan haberlere rağmen milletvekillerinin söz konusu sekretere destek çıkması.

“Milletin vekili” olarak belgeli haberleri, ki iddia bazında da olsa ayrıntılı bir şekilde inceleyip araştırması gereken vekillerin görevi Genel Sekretere arka çıkmak değildir.
AK Parti lideri Erdoğan’ın, usulsüz ve kanunsuz iş yapan bürokratlarla topyekûn mücadelesine rağmen aynı partinin vekillerinin usulsüz ve kanunsuz iş yapan İl Özel İdaresi Genel Sekreteri’ne destek çıkmaz bir başka skandal olarak ortada duruyor.
Peki milletvekillerinin görmek istemediği o skandal uygulamalar nelerdi? Tekrar hatırlatmakta fayda var. Buyurun hafızamızı yenileyelim..

Gazetemizin 17.09.2018 tarihli sayısında “DEVLET TASARRUFTA O İSRAFTA” ve “GÜNDÜZ AYRI GECE AYRI MAKAM ARACI ” şeklinde ki manşet haberimizde, Adıyaman İl Özel İdaresi Plan Proje Yatırım ve İnşaat Müdürlüğünce 05.12.2017 tarihinde yapılan Adıyaman Samsat İlçesi Yeni Samsat Mahallesi 12 Derslik Lise Binası ve Merkez 200 kişilik Pansiyon Yapımı İşinin ihale şartnamesinin, Diğer Hususlar başlıklı 46’ıncı maddesinde, “1 adet en fazla 3 yaşında klimalı binek aracın kontrol elemanlarını kurum ile şantiye arasında kullanımına tahsisi edilmesi” hükmü gereği yüklenici firma tarafından Plan Proje Yatırım ve İnşaat Müdürlüğüne 34 BL 9657 plakalı Renault Fluence gri renkli araç tahsis edilmesini okurlarıyla paylaşmıştık.
Aynı tarihli haber içerisinde ayrıca İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Işık’ın, kurumdaki statüsünü kötüye kullanarak söz konusu aracı ilgili birimden aldırtarak evinin önüne kadar koydurmuş ve özel işlerinde bizzat kurumun arabasını kendi kullandığı resimlerle ve videolarla tespit edildiğine yer vermiş İlgili aracın yakıtı da yine idare tarafından karşılandığı için hem kamu kaynaklarını zarara uğrattığını, hem de Valilik Makamını temsil eden Işık’ın , kurum amiri olarak görevini kötüye kullandığı bilgisine yer vererek devletin nasıl zarara uğratıldığını gündeme getirmiştik.

23.10.2018 tarihli sayımızda ise “BU İDDİALARI KİM ARAŞTIRACAK?” ve “YETKİLİLER NEDEN SUSKUN” haberimizde ise özellikle söz konusu iddialarla ilgili kamuoyunda oluşan rahatsızlığı ve serzenişi gündeme getirerek Genel Sekreter Sami Işık ile ilgili çarpıcı iddiaları da bilgi ve belgeleriyle gündeme taşımıştık.
Bu iddialardan biri de Işık’ın , bazı birim müdürlerini sindirerek başka kurumlara gitmesine yol açtığını, bazılarını haksız yere ilçelere atadığını ve bazılarının da birimler arasındaki yerlerini değiştirerek personeller üzerinde baskılar oluşturduğu iddialarıydı.
Bir başka çarpıcı iddia ise; bazı birimlerin başına şartları haiz olmayan vekil müdürler atayarak kendi hegemonyasını oluşturduğu ve vasıfsız yöneticiler yüzünden başta Destek Hizmetleri Müdürlüğü olmak üzere çoğu birimlerde işler, ihale yerine doğrudan teminle yapıldığı ayrıca Genel Sekreter Işık’ın, kendine yakın işçilere usulsüz bir şekilde fazla mesai, performans ikramiyesi, görevde yükselme şartlarına haiz olmayanları müdür vekili olarak atayıp, verilmemesi gereken vekâlet ücreti ve kurumda geçici olarak görev yapan personele yasal olarak verilmemesi gereken Sosyal Denge Tazminatı verdiği, bundan dolayı her personele maaş bordroları dağıtılmayarak, konu diğer personellerden gizlediği gibi kamuoyunu oldukça rahatsız eden skandal uygulamaları gündeme taşımıştık.

Bunca ciddi iddiaya rağmen bugüne kadar Genel Sekreterle ilgili bir tasarrufta bulunulmaması ‘çarpık ilişkiler’ ağı mı var? sorusunu gündeme getiriyor. Hele hele söz konusu bir ilde valilik makamından sonra en önemli makam olarak kabul edilen İl Özel İdaresi Genel Sekreterliğinde bu yanlışlar yaşanıyorsa ve bu yanlışlara müdahale edilemiyorsa ildeki siyaset kurumu çökmüş demektir.